10 Ekim Gar Katliamı’nın 11’inci yılında adalet çağrısı: Gerçek sorumlular yargılansın

Gündem (MH) - MALABADİ HABER | 10.10.2026 - 13:21, Güncelleme: 10.10.2026 - 13:21 467 kez okundu.
 

10 Ekim Gar Katliamı’nın 11’inci yılında adalet çağrısı: Gerçek sorumlular yargılansın

Ankara Garı önünde düzenlenen anmada, 10 Ekim 2015’teki katliamda yaşamını yitiren 103 kişi anıldı.
MALABADİ HABER - Yapılan açıklamada, saldırının arkasındaki gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması istendi. Ankara’da, 10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik DAİŞ saldırısında yaşamını yitiren 103 kişi, katliamın gerçekleştiği Ankara Garı önünde anıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile 10 Ekim Barış Derneği tarafından düzenlenen anmada, adaletin sağlanması ve katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması çağrısı yapıldı. Anma programı öncesinde Ulus Metro İstasyonu önünde toplanan kitle, yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyarak sessiz yürüyüşle Ankara Garı’na ulaştı. Anmaya, katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda siyasi parti ile demokratik kitle örgütünün temsilcisi katıldı. Katılımcılar yürüyüş boyunca “10 Ekim’i unutma, unutturma”, “Şehîd namirin” ve “Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek” sloganlarını attı. Katliamın gerçekleştiği saat olan 10.04’te yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Şiirlerin okunmasının ardından TTB Merkez Konsey Başkanı Pınar Saip, kurumlar adına hazırlanan ortak açıklamayı okudu. ‘Gerçek ve kalıcı barış sosyal adaletle mümkündür’ 10 Ekim Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anan Pınar Saip, saldırının yalnızca insanları hedef almadığını, emek, barış ve demokrasi mücadelesine yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin çatışmaların sona erdirilmesi açısından tarihî bir eşikte bulunduğunu belirten Saip, silahların bırakılması ve çatışmaların durdurulması yönünde atılan adımların demokratik gelecek açısından önemli olduğunu söyledi. Ancak kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağına dikkati çeken Saip, Uluslararası Çalışma Örgütünün temel ilkelerinden birini hatırlatarak evrensel ve kalıcı barışın sosyal adalet temelinde kurulabileceğini vurguladı. ‘Barış süreci toplumun tüm kesimlerini kapsamalı’ Kalıcı barışın inkâr ve güvenlik politikalarıyla sağlanamayacağını belirten Saip, demokratik siyaset, eşit yurttaşlık ve temel hakların önemine işaret etti. Barışın yalnızca bir güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağını kaydeden Saip, bunun demokratik ve eşitlikçi bir toplumun inşasını gerektirdiğini dile getirdi. Sürecin toplumun bütün kesimlerinin iradesini yansıtacak biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Saip, eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşamın kurulması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. ‘10 Ekim davasında adalet sağlanmadı’ Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarının devam ettiğini belirten Saip, yargılamalarda bazı faillerin cezalandırılmasına karşın saldırının arkasındaki asıl sorumluların ortaya çıkarılmadığını söyledi. Katliamın önlenebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saip, mevcut istihbarat bilgilerine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu. Güvenlik bürokrasisindeki ihmallerin, denetimsizliklerin ve sorumluluk zincirinin yeterince aydınlatılmadığını belirten Saip, şöyle konuştu: “Gerçek sorumlular yargılanmamıştır. Bu nedenle vicdanlar rahat değildir. 10 Ekim davasında adalet sağlanmamıştır.” Katliamın ardından siyasi iktidarın idari, siyasi ve hukuki süreçlerde sorumluluğunu reddeden bir tutum sergilediğini öne süren Saip, bu yaklaşımın yalnızca geçmişte yaşananların hesabından kaçmak anlamına gelmediğini, geleceğe ilişkin de ciddi sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. ‘İhmali bulunan kamu görevlileri yargılanmalı’ Emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyütme kararlılığını yineleyen Saip, katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması taleplerinden vazgeçmeyeceklerini belirtti. Barışın yalnızca bir slogan değil, eşit ve özgür bir arada yaşamın temel koşulu olduğunu ifade eden Saip, adaletin herkes için sağlanması gerektiğini vurguladı. Saip, açıklamasını emek, barış ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye hedefiyle tamamladı. Basın açıklamasının ardından katliamda yaşamını yitirenler anısına 10 Ekim Annelerinin Çığlığı Anıtı’nın önüne karanfiller bırakıldı.  
Ankara Garı önünde düzenlenen anmada, 10 Ekim 2015’teki katliamda yaşamını yitiren 103 kişi anıldı.

MALABADİ HABER - Yapılan açıklamada, saldırının arkasındaki gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması istendi.

Ankara’da, 10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik DAİŞ saldırısında yaşamını yitiren 103 kişi, katliamın gerçekleştiği Ankara Garı önünde anıldı. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile 10 Ekim Barış Derneği tarafından düzenlenen anmada, adaletin sağlanması ve katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması çağrısı yapıldı.

Anma programı öncesinde Ulus Metro İstasyonu önünde toplanan kitle, yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını taşıyarak sessiz yürüyüşle Ankara Garı’na ulaştı. Anmaya, katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin yanı sıra DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda siyasi parti ile demokratik kitle örgütünün temsilcisi katıldı.

Katılımcılar yürüyüş boyunca “10 Ekim’i unutma, unutturma”, “Şehîd namirin” ve “Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek” sloganlarını attı. Katliamın gerçekleştiği saat olan 10.04’te yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Şiirlerin okunmasının ardından TTB Merkez Konsey Başkanı Pınar Saip, kurumlar adına hazırlanan ortak açıklamayı okudu.

‘Gerçek ve kalıcı barış sosyal adaletle mümkündür’

10 Ekim Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anan Pınar Saip, saldırının yalnızca insanları hedef almadığını, emek, barış ve demokrasi mücadelesine yönelik bir saldırı olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin çatışmaların sona erdirilmesi açısından tarihî bir eşikte bulunduğunu belirten Saip, silahların bırakılması ve çatışmaların durdurulması yönünde atılan adımların demokratik gelecek açısından önemli olduğunu söyledi. Ancak kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağına dikkati çeken Saip, Uluslararası Çalışma Örgütünün temel ilkelerinden birini hatırlatarak evrensel ve kalıcı barışın sosyal adalet temelinde kurulabileceğini vurguladı.

‘Barış süreci toplumun tüm kesimlerini kapsamalı’

Kalıcı barışın inkâr ve güvenlik politikalarıyla sağlanamayacağını belirten Saip, demokratik siyaset, eşit yurttaşlık ve temel hakların önemine işaret etti.

Barışın yalnızca bir güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağını kaydeden Saip, bunun demokratik ve eşitlikçi bir toplumun inşasını gerektirdiğini dile getirdi. Sürecin toplumun bütün kesimlerinin iradesini yansıtacak biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Saip, eşit, özgür ve kardeşçe bir yaşamın kurulması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

‘10 Ekim davasında adalet sağlanmadı’

Katliamın üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen adalet arayışlarının devam ettiğini belirten Saip, yargılamalarda bazı faillerin cezalandırılmasına karşın saldırının arkasındaki asıl sorumluların ortaya çıkarılmadığını söyledi.

Katliamın önlenebileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saip, mevcut istihbarat bilgilerine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını savundu. Güvenlik bürokrasisindeki ihmallerin, denetimsizliklerin ve sorumluluk zincirinin yeterince aydınlatılmadığını belirten Saip, şöyle konuştu:

“Gerçek sorumlular yargılanmamıştır. Bu nedenle vicdanlar rahat değildir. 10 Ekim davasında adalet sağlanmamıştır.”

Katliamın ardından siyasi iktidarın idari, siyasi ve hukuki süreçlerde sorumluluğunu reddeden bir tutum sergilediğini öne süren Saip, bu yaklaşımın yalnızca geçmişte yaşananların hesabından kaçmak anlamına gelmediğini, geleceğe ilişkin de ciddi sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.

‘İhmali bulunan kamu görevlileri yargılanmalı’

Emek, barış ve demokrasi mücadelesini büyütme kararlılığını yineleyen Saip, katliamın tüm sorumlularının açığa çıkarılması ve ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması taleplerinden vazgeçmeyeceklerini belirtti.

Barışın yalnızca bir slogan değil, eşit ve özgür bir arada yaşamın temel koşulu olduğunu ifade eden Saip, adaletin herkes için sağlanması gerektiğini vurguladı. Saip, açıklamasını emek, barış ve demokrasinin egemen olduğu bir Türkiye hedefiyle tamamladı.

Basın açıklamasının ardından katliamda yaşamını yitirenler anısına 10 Ekim Annelerinin Çığlığı Anıtı’nın önüne karanfiller bırakıldı.

 

Ankara HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.