PKK’den Ankara’ya çağrı
PKK’den Ankara’ya çağrı
PKK, Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerinin tümden geri çektiğini, Zap ile Metina’daki savaş tüneli ve mevzilerini boşalttıklarını duyurarak, Abdullah Öcalan’ın “özgürlüğünün önünde hiçbir engel kalmadı” açıklamasını yaptı.
MALABADİ HABER - PKK’nin “Hareket Yönetimi” adıyla yayımladığı açıklamada, sürecin Devlet Bahçeli’nin 23 Ekim 2024’te yaptığı çağrının ardından başladığı belirtilerek, Öcalan’ın bu süreçte büyük çaba gösterdiği ifade edildi.
PKK, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’te yaptığı çağrının ardından çatışmasızlık ilan ettiğini, 5-7 Mayıs 2025’te düzenlenen 12. Kongre’de ise örgütün feshedilmesi ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırılması yönünde karar alındığını hatırlattı.
Açıklamada, 11 Temmuz 2025’te KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ve beraberindeki 30 kişinin silahlarını yakmasının, silahlı mücadeleyi sonlandırma kararının sembolü olduğu belirtildi. 26 Ekim 2025’te de Türkiye sınırları içerisinden çekilen bazı PKK’lilerin “silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele yürütme kararlılığını açıkladığı” ifade edildi.
“Türkiye içinde silahlı çatışma yaşanmıyor”
Açıklamada, son iki yıldır Türkiye’de silahlı çatışma yaşanmadığı ve bu durumun “barış ve demokratik toplum sürecinin değerini gösterdiği” vurgulandı.
Abdullah Öcalan’ın “Kürt sorununun demokratik ve siyasal yollarla çözülmesi yönündeki yaklaşımının esas alındığı” kaydedilen açıklamada, bu kapsamda “Demokratik Toplum Manifestosu” ve “demokratik cumhuriyet ve demokratik entegrasyon bildirgesi” ile sürecin ideolojik ve teorik temellerinin ortaya konulduğu belirtildi.
Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin oluşturulan komisyona dikkat çekilerek, komisyonun bir rapor hazırladığı ancak iktidarın raporda öngörülen adımları atmadığı savunuldu.
“Güçlerimizi çektik”
Açıklamada, AK Parti hükümetinin çerçeve yasanın ardından herhangi bir adım atmadığı öne sürüldü.
Devlet yetkililerinin yasanın hazırlanması sürecinde Öcalan ile gazeteciler başta olmak üzere birçok kesimle görüşebileceği taahhüdünde bulunduğu ancak buna rağmen bu konuda da adımlar atılmadığı ifade edilen açıklamada, İmralı-DEM Parti heyetinin bir görüşmesi dışında Öcalan üzerinde tecritin sürdürüldüğü belirtildi.
Açıklamada, şu sözlere yer verildi:
“Hareketimiz buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır.
Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metina’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık.
Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir.”
“Öcalan’ın özgürlüğünün önünde engel kalmadı”
“Hareket Yönetimi”, Türkiye’nin artık kendileri tarafından oluşturulan herhangi bir silahlı tehditten söz edemeyeceğini ileri sürdü.
Açıklamada, Öcalan’ın “özgür yaşar ve çalışır” koşullara kavuşmasının ve özgürlük yasaları konusunda adım atılmasının sürecin geleceği açısından belirleyici olduğu belirtildi.
“Hareket Yönetimi”, “Rêber Apo’nun özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmamıştır” ifadelerini kullandı.
Açıklamada ayrıca AK Parti hükümetine süreci geciktirmeden ilerletme çağrısı yapılarak, Türkiye’deki Kürt sorununun iç politikaya veya seçim gündemine indirgenmemesi gerektiği vurgulandı.(Rudaw)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
