Sadece şampiyonluk değil, bir kimlik mücadelesi
Sadece şampiyonluk değil, bir kimlik mücadelesi
Şampiyonluk her zaman kusursuz futbol oynamak değildir. Bazen düşe kalka ilerlemeyi bilmek gerekir. Amedspor bunu başardı.
Trendyol 1. Lig sezonunun en kritik haftasında, şampiyonu belirleyecek maçta Amedspor deplasmanda Iğdır FK ile karşı karşıya geldi. 3-3’lük skor yalnızca bir beraberlik değil, adeta bir kader mücadelesiydi. En yakın rakip Esenler Erokspor’un sahasında Pendikspor ile 1-1 berabere kalmasıyla Amedspor, 16 yıllık hasrete son vererek ikili averajla Süper Lig’e yükselen ikinci takım oldu.
Maça iki ekip de tempolu başladı. Ancak Amedspor, ilk bölümde içinde bulunduğu psikolojik baskının etkisiyle panik ve dağınık bir görüntü sergiledi. Pas hataları, koordinasyon eksikliği ve top kayıpları dikkat çekti. Daha organize oynayan Iğdır FK, bu süreçte bulduğu fırsatları değerlendirdi ve öne geçti. Amedspor toparlanarak iki gol bulsa da ilk yarının uzatma dakikalarında kendi kalesine gelen golle devre 2-2 tamamlandı.
İkinci yarıya daha derli toplu başlayan Amedspor, 49. dakikada Dia Saba’nın klas golüyle yeniden öne geçti. Ancak bu golün ardından oyunun temposunu düşürememesi maçı kaotik bir hale getirdi. Son bölümde fiziksel düşüş yaşayan ekip, 80. dakikada kalesinde gördüğü golle avantajını kaybetti.
Teknik direktörün oyuncu değişikliklerinde geç kalması dikkat çekti. Özellikle yorgunluk belirtilerine rağmen müdahalelerin 85. dakikaya kadar gecikmesi, oyunun kontrolünü olumsuz etkiledi. Buna rağmen Amedspor, zorlu deplasmanda ve yoğun baskı altında mücadeleyi bırakmadı.
Bu maç, Amedspor’un iki farklı yüzünü ortaya koydu: Savunma zaafları ve kontrol sorunları yaşayan bir takım ile pes etmeyen, direnen ve hedefe kilitlenen bir takım. Sezon boyunca sıkça görülen “öne geç – gevşe – gol ye – tekrar yüklen” döngüsü, bir oyun planından çok alışkanlık haline gelmiş bir zafiyet olarak öne çıktı.
Yine de şampiyonluk her zaman kusursuz futbol oynamak değildir. Bazen düşe kalka ilerlemeyi bilmek gerekir. Amedspor bunu başardı.
Bu başarıda, her koşulda takımını yalnız bırakmayan taraftarın payı büyük. Şampiyonluk, onların emeğinin karşılığıdır.
Ancak Süper Lig’de kalıcı olmak için Amedspor’un daha profesyonel bir yönetim anlayışına, doğru transfer politikalarına ve oyunu iyi okuyan bir teknik kadroya ihtiyacı var.
Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinde emeği ve katkısı bulunan başta Diyarbakır Valimiz Sayın Murat Zorluoğlu, Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlarımız Sayın Serra Bucak ve Sayın Doğan Hatun olmak üzere; Milletvekilimiz Sayın Sezgin Tanrıkulu’na, Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Sayın Mehmet Demir’e, STK’lara, TBMM’de Amedspor’un yanında duran milletvekillerimize, Amida Haber sitesi çalışanlarına, yerel basın ve spor yazarlarımıza teşekkür ederim.
Amedspor’un Süper Lig’e yükselişi, yıllara yayılan emeğin ve ortak inancın sonucudur. Bu başarıda Yüksek İstişare Kurulu üyelerinden eski başkanlarımız Sayın Aziz Elaldı ve Sayın Burç Baysal’a; başkanımız Sayın Nahit Eren ve yönetim kuruluna kadar uzanan güçlü bir irade vardır.
Amedspor formasıyla mücadele eden tüm futbolculara ve Mbaye Diagne’ye, Trendyol 1. Lig’de attığı 29 golle gol krallığına ulaşmasından dolayı emekleri için teşekkür ederim. Verdikleri katkı ve ortaya koydukları performansla hepsini içtenlikle kutluyorum.
Teknik alanda Mehmet Altıparmak, Mesut Bakkal, Sertaç Küçükbayrak ve özellikle son noktada bu hikaye ye katkı sunan iki ismi anmak bir vefa borcudur. Servet Çetin ve Sinan Kaloğlu’nun katkıları unutulmayacaktır.
Şampiyonlukta bu iki teknik direktörün payı çok büyük. Perde arkasında büyük özveriyle çalışan kulüp emekçileri ve yurt içi–yurt dışında destek veren tüm Amedspor sevdalıları ise bu hikâyenin görünmeyen kahramanlarıdır. Bu başarı hepimizin.
‘’ Vazgeçmeyenlerin hikayesi yazıldı.’
Diyarbakır HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

