Türkiye Siyasetine Örnek Olacak Bir Duruş İhsan YILMAZ
Türkiye Siyasetine Örnek Olacak Bir Duruş İhsan YILMAZ
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun’un görevinden istifa ettiğini açıklaması, yalnızca bir görev değişikliği olarak değerlendirilmemelidir. Hatun’un kararını kamuoyuyla paylaşırken kullandığı samimi ve özeleştirel ifadeler, Türkiye siyasetinde pek alışık olmadığımız bir sorumluluk anlayışını ortaya koymuştur.
Siyasette makamların kişilerin önüne geçtiği, yöneticilerin eksikliklerini kabul etmekten kaçındığı ve başarısızlıkların sorumluluğunun sürekli başkalarına yüklendiği bir dönemde Hatun’un sergilediği bu tavır, Türkiye siyasetine örnek olabilecek erdemli bir duruştur.
Halkın güçlü iradesiyle göreve geldi
31 Mart 2024 yerel seçimleri, Diyarbakır halkı açısından sıradan bir seçim değildi. Yıllarca süren kayyım yönetiminin ardından halk, kendi iradesini yeniden belediyeye taşımak amacıyla sandığa gitti.
Doğan Hatun ve Serra Bucak, Diyarbakır halkının yüzde 65’e yaklaşan desteğiyle Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlığı görevine seçildi. Bu güçlü destek, aynı zamanda halkçı, demokratik, şeffaf ve hizmet odaklı bir belediyecilik anlayışına duyulan özlemin göstergesiydi.
Hatun da açıklamasında üstlendiği görevin beraberinde önemli sorumluluklar ve zorluklar getirdiğini belirterek halkın beklentilerine cevap verebilmek için çaba gösterdiğini ifade etti.
Eksiklerini kabul ederek görevden ayrıldı
Doğan Hatun’un istifa açıklamasının en dikkat çekici yönü, görev süresine ilişkin açık ve samimi bir özeleştiri yapmasıdır.
Hatun; hizmet üretme konusunda beklenen verimliliği gösteremediğini, üstlendiği rolü istediği düzeyde yerine getiremediğini ve öncülük görevinde eksik kaldığını açıkça dile getirdi.
Bir siyasetçinin görevde bulunduğu döneme ilişkin eksikliklerini kabul etmesi kolay değildir. Çünkü siyaset dünyasında çoğu zaman başarılar sahiplenilirken, başarısızlıkların sorumluluğu başkalarına yüklenir. Makamdan ayrılmak ise genellikle son seçenek olarak görülür.
Doğan Hatun bunun yerine sorumluluğu üstlenmeyi tercih etti. Kendi performansını sorguladı, halktan gelen yapıcı eleştirileri dikkate aldığını belirtti ve görevini gerektiği gibi sürdüremeyeceği kanaatine vardığında geri çekilme kararı aldı.
Bu yaklaşım, makamın kişisel bir kazanım değil, halka hizmet etmek amacıyla üstlenilen geçici bir sorumluluk olduğunun önemli bir göstergesidir.
Sağlık sorunlarının etkisi
Hatun’un kararında yaşadığı ciddi sağlık sorunlarının da etkili olduğu görülüyor. Görev süresi içerisinde üç kez anjiyo olduğunu açıklayan Hatun, yaşadığı fiziksel yıpranmanın çalışmalarına istenilen düzeyde katılmasını engellediğini belirtti.
Yoğun çalışma temposu gerektiren Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanlığı gibi ağır bir görevin sağlık sorunları yaşayan bir insan üzerindeki etkisi göz ardı edilemez. Hiçbir görev, makam veya siyasi sorumluluk insan sağlığından daha değerli değildir.
Hatun’un sağlık durumunu kamuoyuyla açıkça paylaşması ve görevini gerektiği gibi yerine getiremeyeceğini düşündüğü bir aşamada çekilmesi, kararının insani yönünü de ortaya koymaktadır.
Bu nedenle alınan karara yalnızca siyasi açıdan değil, insani ve vicdani açıdan da yaklaşmak gerekir.
Makamlar geçici, halka karşı sorumluluk kalıcıdır
Doğan Hatun, istifa açıklamasında siyasi mücadelenin makam ve mevkilerle sınırlı olmadığını özellikle vurguladı. Görevinden ayrılmasına rağmen halkın özgürlük ve demokrasi mücadelesine başka alanlarda katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.
Bu sözler önemlidir. Çünkü demokratik siyaset yalnızca belediye başkanlığı, milletvekilliği veya parti yöneticiliği gibi görevlerden ibaret değildir. İnsan, herhangi bir makamı bulunmadan da halkına ve yaşadığı topluma hizmet edebilir.
Makamlar gelip geçicidir. Asıl kalıcı olan, kişinin arkasında bıraktığı hizmet, sergilediği ahlaki tutum ve halkla kurduğu güven ilişkisidir.
Hatun’un gerektiğinde makamdan çekilebilmesi, koltukların vazgeçilmez olmadığını göstermesi bakımından da anlamlıdır.
Özeleştiri kültürü güçlendirilmelidir
Doğan Hatun’un kararı yalnızca kişisel bir istifa olarak görülmemelidir. Bu karar, siyasette özeleştiri ve hesap verebilirlik kültürünün güçlenmesi için önemli bir fırsata dönüştürülebilir.
Halka karşı sorumluluk üstlenen herkes, belirli dönemlerde yaptığı çalışmaları değerlendirmeli; eksiklerini, yanlışlarını ve yerine getiremediği vaatlerini açıkça ortaya koyabilmelidir.
Özeleştiri yapmak zayıflık değil, aksine siyasi ve ahlaki bir cesaret göstergesidir. Eksiklerini kabul eden, eleştirilerden ders çıkaran ve gerektiğinde sorumluluk üstlenen yöneticiler demokratik siyasete olan güveni artırır.
Bu anlayışın yalnızca istifa eden kişilerle sınırlı kalmaması gerekir. Yerel yönetimlerden siyasi partilere, kamu kurumlarından merkezi yönetime kadar sorumluluk taşıyan herkes aynı açıklıkla kendisini sorgulayabilmelidir.
Diyarbakır’da hizmet beklentisi devam ediyor
Doğan Hatun’un istifasıyla birlikte Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi açısından yeni bir süreç başlayacaktır. Ancak isimler ve görevler değişse de Diyarbakır halkının belediyeden beklentileri devam etmektedir.
Halk; daha temiz bir kent, düzenli ulaşım, güçlü altyapı, sosyal belediyecilik, çevrenin korunması, şeffaf yönetim ve günlük hayatına doğrudan dokunan hizmetler beklemektedir.
Hatun’un yaptığı özeleştiri, belediye yönetimi tarafından da dikkatle değerlendirilmelidir. Yaşanan eksikliklerden ders çıkarılması ve hizmetlerin daha güçlü şekilde sürdürülmesi, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye verilecek en doğru karşılık olacaktır.
Görev değişiklikleri ancak hizmet kalitesini artırdığı ve kurumsal yapıyı güçlendirdiği ölçüde anlam kazanır.
Siyasette erdemli bir davranış
Doğan Hatun’un istifa kararı elbette farklı açılardan tartışılabilir. Görev süresindeki çalışmalar değerlendirilebilir, eksiklikler eleştirilebilir ve kamuoyunun daha ayrıntılı açıklama talep etmesi doğal karşılanabilir.
Ancak bir yöneticinin kendi eksiklerini açıkça kabul etmesi, halktan gelen eleştirileri dikkate alması ve görevini istenilen düzeyde sürdüremediğini düşündüğünde makamından ayrılması küçümsenmemelidir.
Türkiye siyasetinin böylesi bir sorumluluk anlayışına ihtiyacı vardır.
Makamına ne pahasına olursa olsun tutunanların, başarısızlık karşısında sorumluluk almayanların ve halkın eleştirilerine kulaklarını kapatanların çok olduğu bir ortamda Doğan Hatun’un kararı, siyasette erdemli duruşların hâlâ mümkün olduğunu göstermiştir.
İstifa etmek her zaman başarısızlık anlamına gelmez. Bazen kişinin kendi durumunu dürüstçe değerlendirmesi, halkına karşı sorumluluğunu gözetmesi ve daha fazla katkı sunabilecek insanların önünü açmasıdır.
Doğan Hatun’un kararı da bu yönüyle Türkiye siyasetine örnek olabilecek, saygıyı hak eden bir duruştur.
Diyarbakır HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
