Ufuk Uras’tan TİP ve Erkan Baş’a Sert Eleştiri
Ufuk Uras’tan TİP ve Erkan Baş’a Sert Eleştiri
ÖDP eski Genel Başkanı ve eski Milletvekili Ufak Uras, DEM Parti’nin Kürtçe anadil talebiyle başlayan tartışma üzerinden TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Türk solunu eleştirerek, Kürt halkının öz evlatlarına da büyük haksızlık yapıldığını söyledi.
MALABADİ HABER - Eski ÖDP Genel Başkanı ve eski milletvekili Ufuk Uras, DEM Parti’nin Kürtçe anadil talebine yönelik tartışmalar üzerinden TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve Türkiye soluna dikkat çeken eleştirilerde bulundu. RupelNews Türkçe servisine konuşan Uras, DEM Parti ile Türkiye solu arasındaki ilişkinin “kota ve simbiyotik bir modele” dönüştüğünü savundu.
“TİP’İN YAKLAŞIMI KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİ”
Uras, DEM Parti’nin Kürtçe anadil şartına yönelik tartışmalarda TİP’in sergilediği tutumu doğru bulmadığını belirterek, siyasette vefanın temel bir ilke olduğunu söyledi.
"Bin Umut" bağımsız adaylığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdiğini hatırlatan Uras, DEM Parti’ye yönelik eleştirileri olsa da bunları kamuoyu önünde dile getirmediğini ifade etti.
“DEM’le ilgili eleştirilerim olabilir ama bugüne kadar kamusal alanda tek bir eleştirimi duydunuz mu? Duyamazsınız. Çünkü bu arkadaşlar cezaevindeyken dışarıdan bu tür eleştiriler yapmak siyasi etik açısından doğru değildir.”
“İSTİFA FURYALARI VEFA SORUNUN GÖSTERGESİ”
Son dönemde yaşanan istifalara da değinen Uras, “Kürt halkı yaşananların farkında. Benim ayrıca bir şey söylememe gerek yok. Biz bu arkadaşları tanımıyor muyduk?” söylemiyle başlayan ayrılıkların, siyasette vefa eksikliğini ortaya koyduğunu söyledi.
“DEM İLE TÜRK SOLU ARASINDAKİ İLİŞKİ ORGANİK DEĞİLDİ”
Uras, DEM Parti yönetimine geçmişte de Türkiye soluyla kurulan ilişkinin sağlıksız olduğunu ilettiğini belirtti.
“Türk solu ile kurulan ilişki bir kota ilişkisine dönüştü. Organik değil, simbiyotik bir ilişkiydi. Toplumda karşılığı olan özneler arasında yatay ilişkiler kurulabilir. Ancak toplumda hiçbir karşılığı olmayan, bıraksanız muhtar bile seçilemeyecek yapılar üzerinden siyaset üretmek sağlıklı olmadı.”
Bu modelin Kürt toplumunda hiçbir zaman tam anlamıyla kabul görmediğini savunan Uras, bugün yaşanan tartışmaların sürpriz olmadığını dile getirdi.
“ÇATI PARTİSİ MODELİ SAĞLIKLI İŞLEMELİ”
DEM Parti ile bazı sol çevreler arasındaki ilişkinin çatı partisi mantığıyla yürütülmesini eleştiren Uras, Kürt siyasal hareketinin esas olarak tabandan yükselen organik bir yapıya sahip olması gerektiğini söyledi.
“Küçük, toplandığında yüzde 0,1 bile etmeyen grupçuklar üzerinden siyaset inşa etmek, Kürt halkının kendi öz evlatlarına da haksızlıktır.”
“KADİR İNANIR ÖRNEĞİ ÖNEMLİYDİ”
Geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren sanatçı Kadir İnanır’ın milletvekilliği adaylığı gündeme geldiğinde dile getirdiği “Bunu hak edenler esas alınmalı” yaklaşımının doğru olduğunu belirten Uras, benzer tekliflerin Rakel Dink ve Gülten Kaya gibi isimlere de yapıldığını bildiğini ifade etti.
“Bu mücadelenin içinde herkes hak ettiği yerde olmalı.”
Uras, Bin Umut bağımsız adaylığı sürecinde en sert eleştirilerin bugün TİP Genel Başkanı olan Erkan Baş’ın bulunduğu siyasi çevreden geldiğini belirterek, “Toplum hafızasını çabuk kaybediyor. O dönem bu dayanışmayı en sert biçimde eleştirenler daha sonra aynı sürecin parçası oldular. Bunun yanlış olduğunu söylemiyorum ama ölçüsü kaçırılmamalıydı” diye konuştu.
“KÜRT MESELESİ İLE EMEK MÜCÇADELESİ KARŞI KARŞIYA GETİRİLEMEZ”
Kürt sorunu ile sınıf mücadelesinin birbirine alternatif gösterilmesini de eleştiren Uras, bunun pozitivist bir siyaset anlayışının ürünü olduğunu savundu. Uras şunları söyledi:
“Yoksulların mücadelesi ile kimliğinden mahrum bırakılanların mücadelesi tokuşturulamaz. Bunlar birbirini tamamlar.”
Kot taşlama işçileri örneğini veren Uras, emek mücadelesi veren insanların aynı zamanda Kürt kimliğine sahip bireyler olduğuna dikkat çekerek, kimlik ile emek mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
“KİMLİK SİYASETİ HERKES İÇİN MEŞRUDUR”
Kimlik siyasetine yönelik eleştirileri de değerlendiren Uras, kimlik mücadelesinin yalnızca Kürtlere yönelik eleştirilmesinin çelişkili olduğunu ifade etti.
“Avustralyalı Aborjinler kendi kimliklerini savunduğunda buna kimlikçilik denmiyor. Laikliği savunurken de aslında bir kimlik siyaseti yürütüyorsunuz. Türkler kimlik siyaseti yapabilir ama başkaları yapamaz demek yanlış bir anlayıştır.”
Konuşmasının sonunda sol siyasette ideolojik netleşmenin önemine vurgu yapan Uras, tarihsel olarak birbiriyle taban tabana zıt siyasi çizgilerin aynı potada eritilemeyeceğini söyledi.
“Bazı şeyler bir arada olmaz. Hem Enver Paşa’dan hem Mustafa Suphi’den yana olamazsınız. Hem Lorca’dan hem Franco’dan yana olamazsınız. Bu ayrımların netleşmesi gerekiyor. Sol Kemalizm zaten 12 Mart darbesiyle iflas etmiş bir bakış açısıdır.”
Uras, yaşanan ayrışmaların gecikmiş olsa da siyasal ve zihinsel netleşme açısından faydalı olacağını belirterek, “Herkes kendi benimsediği siyasi hatta yoluna devam ediyor. Arkadaşlara kolaylıklar dilemek gerekir.” ifadelerini kullandı. Mehmet Türk
Ankara HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


