AİHM kararlarına uymayan yargıya yaptırım: Demirtaş ve Kavala vurgusu
AİHM kararlarına uymayan yargıya yaptırım: Demirtaş ve Kavala vurgusu
AKPM'ye sunulan yeni tasarıda, Türkiye’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamayan hakim ve savcılar için hedefli yaptırımlar gündeme getirildi. Tasarıda özellikle Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala davalarına dikkat çekildi.
MALABADİ HABER- Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne (AKPM) 28 parlamenter tarafından sunulan karar tasarısı, Türkiye’de yargı uygulamalarına yönelik sert eleştiriler içeriyor. Tasarıda, Osman Kavala hakkında verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması ve buna rağmen tutukluluğun sürmesi, uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirildi.
Kavala ve Demirtaş davalarına dikkat çekildi
Tasarıda, yargı süreçlerinin Selahattin Demirtaş davasında olduğu gibi “susturma amacıyla kötüye kullanıldığı” öne sürüldü. Bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 18. maddesinin ihlali anlamına geldiği ifade edildi. Ayrıca, söz konusu davalarda görev alan hakim, savcı ve yetkililerin ortak sorumluluğuna vurgu yapıldı.
Yalçınkaya kararı “dönüm noktası” olarak gösterildi
Tasarıda, Yalçınkaya kararı da özel olarak ele alındı. Bu kararın, Türkiye’de “hukukun üstünlüğünün bulunmadığını gösteren dönüm noktası” olduğu savunuldu. AİHS’in 7. maddesinde yer alan “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesinin sistematik biçimde ihlal edildiği belirtilirken, bu durumun binlerce davayı etkilediği kaydedildi.

“Magnitsky” yaptırımları gündemde
Tasarıda, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin daha önceki kararlarına atıf yapılarak, Avrupa Birliği ve üye ülkelere “Magnitsky yasaları” kapsamında adım atma çağrısı yapıldı.
Bu kapsamda:
Yargı mensuplarına seyahat ve vize yasağı, mal varlıklarının dondurulması, uluslararası finansal işlemlerin kısıtlanması gibi bireysel yaptırımların uygulanabileceği ifade edildi.
Yargı pratiği uluslararası gündemde
Tasarıda, meselenin yalnızca bireysel davalarla sınırlı olmadığı, Türkiye’deki genel yargı pratiğine ilişkin yapısal bir sorun olarak değerlendirildiği vurgulandı. Özellikle Yalçınkaya kararı ile birlikte sürecin yeni bir aşamaya geçtiği ve uluslararası kurumların doğrudan sorumlu kişileri hedef alan adımlar atabileceği belirtildi.
Tasarı kabul edilirse, Türkiye’de AİHM kararlarını uygulamayan yargı mensupları ve ilgili bürokratlar için uluslararası düzeyde somut yaptırımların önü açılabilecek.
Ankara HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
