Bir halkın hafızası, inancı ve baharı ‘Çarşema Sor’
Bir halkın hafızası, inancı ve baharı ‘Çarşema Sor’
Ortadoğu’nun kadim halklarından biri olan Êzîdîler için bazı günler vardır ki yalnızca takvimde bir tarih değil, aynı zamanda kimliğin, inancın ve doğayla kurulan bağın sembolüdür.
MALABADİ HABER - İşte bu günlerden biri de Çarşema Sor’dur. Çarşema Sor, her yıl Gregoryen takvimine göre 14 Nisan veya sonrasındaki ilk Çarşamba gününe denk gelen günde kutlanır. Êzîdî inancına mensup kişiler için yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilen kutsal bir gündür. ‘Sor’ yani Kürtçede ‘kırmızı’ anlamına gelen bu renk; doğuşu, yaşamı ve yenilenmeyi temsil eder.
Bu özel gün, doğanın uyanışını simgeler. Kışın sertliği geride kalırken, toprak canlanır, çiçekler açar ve yaşam yeniden başlar. Çarşema Sor da tam olarak bu döngünün kutsanmasıdır. Bugün, yılın başı olarak kabul edildiği gibi, yaratılışın başlangıcı ve doğa ile insan arasındaki kutsal bağın yenilenmesi olarak kutlar.
Ancak sadece Êzîdîler değil, Kürt kültürü içinde de bu gün geleneksel ve kültürel bir değer olarak hatırlanır ve bazı bölgelerde sembolik olarak kutlanır.
Êzîdî inancına göre Tanrı, dünyayı yarattıktan sonra onu yönetme görevini meleklere verir. Bu meleklerin başında ise Melek Tavus bulunur. Ve bu inanca göre, Melek Tavus bu günde yeryüzüne iner, doğaya hayat verir ve dünyayı yeniden düzenler. Bu yüzden Çarşema Sor, yalnızca bir yılbaşı değil, aynı zamanda ilahi düzenin yeniden kurulmasının günü olarak kabul edilir.
Çarşema Sor’un en dikkat çekici yönlerinden biri de zengin ritüelleridir:
İnsanlar doğaya zarar vermemeye özen gösterir. Toprağı kazmak, ağaç kesmek gibi eylemlerden mutlaka kaçınılır.
Renkli yumurtalar hazırlanır. Bu, hem doğurganlığı hem de yaşamın döngüsünü simgeler. Evlerde mumlar yakılır. Bu, karanlığın sona erdiğini ve ışığın geri geldiğini temsil eder. Kapılar çiçeklerle süslenir. Bu vesile ile baharın gelişi kutlanır. Çarşema Sor, tarih boyunca özellikle Irak ve Suriye gibi bölgelerde yaşayan Êzîdîler için büyük önem taşıdı. Ancak bu topluluk, farklı dönemlerde baskı ve saldırılara maruz kaldı. Özellikle IŞİD tarafından 2014 yılında gerçekleştirilen Şengal Katliamı, Êzîdî halkı için büyük bir kırılma noktası oldu. Bu süreçte birçok kutsal alan tahrip edildi, insanlar yerinden edildi ve bayramlar bile gölgede kaldı. Ancak tüm bu acılara rağmen Çarşema Sor, direnişin ve var olmanın sembolü olmaya devam etti.
Günümüzde Çarşema Sor, Türkiye, Almanya, Suriye, Irak ve diaspora topluluklarında kültürel etkinlikler ve toplu kutlamalarla yaşatılmaya devam ediyor. Bu bayram, sadece bir inanç ritüeli değil, aynı zamanda bir halkın hafızasını, kimliğini ve doğayla bağını koruma mücadelesidir.
Çarşema Sor, bize şunu hatırlatır: Her karanlığın ardından bir aydınlık, her kışın ardından bir bahar gelir. Bir halk için bu gün sadece bir başlangıç değil, aynı zamanda geçmişin acılarına rağmen geleceğe umutla bakabilmenin adıdır.
Ve belki de en çok bu yüzden kırmızıdır…Çünkü hem yaşamın rengi, hem de hafızanın. M.RUMET SOYLU
Şırnak HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


