Diyarbakır’dan Suriye Kürtleri için BM’ye suç duyurusu
Diyarbakır’dan Suriye Kürtleri için BM’ye suç duyurusu
Diyarbakır Barosu Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgelerinde yaşanan son duruma dair BM Güvenlik Konseyine, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’nca (UCM) yaşananlar için soruşturma talebiyle başvuruda bulundu.
MALABADİ HABER- Diyarbakır Barosu, Suriye’nin kuzeyinde başta Kürtler olmak üzere sivillere yönelik işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığı’na başvurarak acil soruşturma ve koruma tedbirleri talep etti.

‘Sistematik saldırılar sürüyor’
Diyarbakır Barosu, BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta, Suriye’de 2011’den bu yana süren savaş ortamında özellikle Kürtler ve Aleviler başta olmak üzere farklı kimlik ve inanç gruplarına yönelik sistematik saldırıların devam ettiğini vurguladı. Mektupta, sivillerin hedef alındığı bu saldırıların insanlığa karşı suç ve savaş suçu niteliği taşıdığı belirtilerek, Konsey’in UCM’ye sevk mekanizmasını işletmesi istendi.

Uluslararası raporlar ve tanıklıklar
Başvuruda, Uluslararası Af Örgütü, Human Rights Watch (HRW), Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) raporlarına atıf yapıldı. Tabka, Rakka, Kobane, Haseke, Halep ve Deyrizor gibi bölgelerde kitlesel infazlar, işkence, zorla yerinden etme ve sivil altyapıya yönelik saldırıların belgelendiği ifade edildi. Özellikle kadınlara yönelik şiddetin görüntülerle yayılmasının ciddi endişe yarattığı kaydedildi.

UCM’ye sevk talebi
Diyarbakır Barosu, Roma Statüsü’nün 13(b) ve 15. maddeleri kapsamında, Suriye Roma Statüsü’ne taraf olmasa dahi BM Güvenlik Konseyi kararıyla ya da UCM Savcılığı’nın re’sen soruşturma başlatabileceğini hatırlattı. Ayrıca katliamlarda rol alan örgüt ve gruplar içinde UCM’ye taraf ülkelerin vatandaşlarının bulunmasının Mahkeme’nin yargı yetkisini doğurduğu vurgulandı.
Acil tedbir ve yaptırım çağrısı
Baro, BM ve uluslararası toplumu sivillerin korunması için güvenli bölgeler oluşturulması, insani yardım koridorlarının açılması, bağımsız gözlemcilerin bölgeye gönderilmesi ve saldırılardan sorumlu kişi ve yapılara yönelik ekonomik ve diplomatik yaptırımlar uygulanması yönünde harekete geçmeye çağırdı. Diyarbakır Barosu, insan haklarının korunmasının baroların kamusal görevi olduğunu vurgulayarak başvurularının bu sorumluluğun bir gereği olduğunu belirtti.
Diyarbakır HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
