“Tüm Diyarbakır’ı Nijerya’ya götürürüm”
“Tüm Diyarbakır’ı Nijerya’ya götürürüm”
Nijerya’dan eğitim için Türkiye’ye gelen İngilizce öğretmeni Muhammad Bello Bayero’nun yolu bir tesadüfle Diyarbakır’a düştü.
MALABADİ HABER - Gelmeden önce “Gitme” uyarıları duyduğunu söyleyen Bayero, 6 yıl sonra kendisini “buralı”, Diyarbakırlıları ise ailesi olarak görüyor: “Diyarbakır beni sardı, beni tuttu.”
Tigris Haber'de yer alan haberde, Nijerya’dan Türkiye’ye eğitim için gelen Muhammad Bello Bayero’nun Diyarbakır hikâyesi, Aydın’da ilk kalkan otobüse binmesiyle başladı. 20 saati aşan yolculuğun ardından hiç tanımadığı bir kentte inen Bayero, daha ilk gün bir düğüne davet edildi. O gece kendisine kapısını açan aileyle bağı bugün de sürüyor. Yaklaşık 6 yıldır Diyarbakır’da İngilizce öğretmenliği yapan Bayero, kente dair önyargılardan aidiyete, çok dillilikten eğitime uzanan hikâyesini Tigris’e anlattı.

“GELME DEDİLER, TAM TERSİNİ GÖRDÜM”
Diyarbakır’a gelmeden önce nasıl bir kent bekliyordunuz?
Bana “Gelme” diyenler oldu, buranın sıkıntılı bir yer olduğunu söylediler. Ama geldikten sonra tam tersini gördüm. Buradaki misafirperverliği ve insanlığı görünce Diyarbakır beni sardı, beni tuttu. Kimse bana yabancı gibi bakmadı. Artık buralıyım diyebilirim.

Bir Nijeryalı olarak hiç ayrımcılıkla karşılaştınız mı?
Ten rengimden dolayı yabancı olduğum zaten belli. Ama Diyarbakır’da bununla ilgili kötü bir şey yaşamadım. İnsanlar artık “Muhammed bizdendir, bizim Çınarlıdır” diyor. Bu benim için çok değerli.
“MİSAFİRPERVERLİK BU KENTİN ZENGİNLİĞİ”
Nijerya ile Diyarbakır arasında benzerlikler buldunuz mu?
Çok fazla. Aile ilişkileri, birlikte yemek yemek, bayramlar, misafir ağırlamak… Özellikle misafirperverlik çok benziyor ama Diyarbakır’da biraz daha ısrarlı! “Yemek yedim” diyorsunuz, “Bir daha ye, ne olacak?” diyorlar. Bence Diyarbakırlılar bunun ne kadar büyük bir zenginlik olduğunun farkında olmayabilir.
“BİR YERE AİT OLMAK İÇİN DİLİNİ ÖĞRENMEK GEREKİYOR”
Çok dilli bir ülkeden geldiniz. Diyarbakır’da Türkçe ve Kürtçeyle kurduğunuz ilişki size ne öğretti?
“Dil benim için çok önemli. Bir yere ait olmak, orayı tanımak ve hissetmek için dilini öğrenmek gerekiyor. Türkçe ve Kürtçe öğrenirken kendi ana dilimin değerini de daha iyi anladım. Dağkapı’da pazarlık yaparken Kürtçe konuşunca indirim de geliyor! Demek ki dil öğrenmek gerçekten önemli.”
“ÖĞRETMEN OLDUĞUMU DİYARBAKIR’DA HİSSETTİM”
Türkiye’de yıllarca İngilizce öğrenildiği halde neden konuşmakta zorlanılıyor?
“En büyük sorun özgüven ve yanlış yapma korkusu. Kelime ezberliyoruz ama onu kullanıp yeni cümle üretmekte zorlanıyoruz. İnsan hata yapmaktan korkmamalı. Ben öğretmenliğe Nijerya’da annemin okulunda başladım ama kendimi gerçekten öğretmen olarak Diyarbakır’da görmeye başladım. Öğrencilerim de bana “İmkânsız diye bir şey yok” düşüncesini öğretti.”
Bir gün Diyarbakır’dan ayrılırsanız yanınızda ne götürürsünüz?
“Tüm Diyarbakır’ı alırım. İçinde benim için çok değerli şeyler var. Hepsini Nijerya’ya götürürüm. Artık Nijerya ve Diyarbakır farklı yerler olmasın; bir yer olsun.”
Diyarbakır HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
