Volkan ESER
Köşe Yazarı
Volkan ESER
 

BU SÜRECE KİMLER, NEDEN KARŞI?

Bugün yaşı kırkı geçen herkes bu ülkede silah sesleriyle büyüdü. Kurşun haberleriyle uyandık sabahlara, şehit cenazeleriyle tanıdık hayatın acı yüzünü. Televizyon ekranlarında çatışma görüntüleri, gazetelerin manşetlerinde kan ve gözyaşı vardı. Bir nesil, korkuyla ve kaygıyla olgunlaştı. Artık yeter. Yeni nesil bunlarla büyümesin. Çocuklarımızın hafızasında patlama sesleri değil, okul zilleri olsun, gençlerimizin hayalleri savaşla değil, umutla şekillensin. Çatışmasız, savaşsız, terörsüz bir ülkede yaşamak bu milletin lüksü değil, en doğal hakkıdır. Bugün konuştuğumuz “Terörsüz Türkiye” tam da bu yüzden bir siyasi başlık değil, bir nesil meselesidir. Türkiye uzun yıllardır sırtında taşıdığı ağır bir yükten kurtulmanın eşiğinde. “Terörsüz Türkiye” hedefi artık bir temenni değil, adım adım ilerleyen somut bir süreç. Sahada güvenlik güçlerinin kararlılığı, siyasette oluşan ortak akıl ve toplumda yükselen huzur talebi bu süreci besliyor. Ancak tam da bu noktada dikkat çeken bir tablo var: Türkiye terörden arındıkça bazı çevrelerde belirgin bir panik baş gösteriyor. Peki neden? Çünkü terörün bitmesi, sadece silahların susması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bir istismar alanının, bir rant düzeninin, bir manipülasyon siyasetinin de sona ermesi demek. Teori bitiyor, gerçek başlıyor. Yıllarca “çözülmez”, “bitmez”, “bu coğrafyada terör kaderdir” denilen bir teori, bugün sahada çöküyor. Terör örgütlerinin hareket alanı daralıyor, söylemleri karşılık bulmuyor, toplum üzerindeki korku etkisi hızla eriyor. İşte tam da bu yüzden teorinin bitmesini istemeyenler devreye giriyor.     Terörün devamından beslenenler sadece dağdaki silahlı yapılar değil. Avrupa başkentlerinde bu meseleyi Türkiye’ye karşı bir baskı aracı olarak kullanan çevreler, akademik ve sözde entelektüel kisve altında terörü romantize eden odaklar, medyada “barış” kelimesini kullanıp her adımı sabote eden kalemler, siyaseti terörün gölgesinde dizayn etmeye alışmış eski alışkanlıklar… Hepsi aynı noktada buluşuyor: Terörsüz bir Türkiye onların işine gelmiyor. Panik neden artıyor? Çünkü terör bittiğinde; mağduriyet söylemleri çökecek, vesayet dili karşılık bulmayacak, dış müdahale kanalları zayıflayacak, kimlikler üzerinden kurulan siyaset anlamını yitirecek. Terörsüz bir Türkiye, milletin kendi gündemine dönmesi demektir. Refah, demokrasi, adalet, kalkınma. İşte bu tabloyu istemeyenler, süreci provoke etmeye, kafa karıştırmaya, eski defterleri yeniden açmaya çalışıyor. Peki süreci kimler sabote etmek istiyor? Bugün “neden şimdi?”, “kiminle konuşuluyor?”, “arka plan ne?” gibi sorularla yürüyen bir algı operasyonu var. Amaç soru sormak değil, şüphe üretmek. Çünkü şüphe kaostur, kaos ise terörün en sevdiği iklimdir. Bu nedenle bazı davet metinleri, bazı açıklamalar, bazı kontrollü sızıntılar dikkatle okunmalı. Kimlerin hangi çevrelerle aynı dili kullandığına, hangi başkentlerde alkışlandığına iyi bakılmalı. Başta devlet olmak üzere, bu sürecin hassasiyetle yürütülmesi şart. Özellikle MHP’nin ortaya koyduğu net duruş, terörsüz Türkiye sürecinde tavizsiz çizgi, sürecin sigortasıdır. Aynı şekilde, siyasi temsil alanında yer alan tüm yapıların, özellikle de geçmişte bu mesele nedeniyle ağır bedeller ödemiş kesimlerin, sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Bu mesele günlük siyaset malzemesi yapılamaz. Küçük hesaplara, dar parti çıkarlarına kurban edilemez. Çünkü mesele bir partinin değil, bir milletin meselesidir. Terörsüz Türkiye’den korkanlar bellidir. Terörsüz Türkiye’yi isteyenler de… Bir tarafta korku üretenler, diğer tarafta huzur inşa etmek isteyenler var. Türkiye artık bu yol ayrımında tercihini yapmıştır. Millet, silahın değil sözün, kaosun değil huzurun, korkunun değil geleceğin yanında durmaktadır. Bu yürüyüş kolay olmayacaktır. Ama doğrudur. Ve doğru olan, er ya da geç mutlaka kazanır.
Ekleme Tarihi: 23 Aralık 2025 -Salı
Volkan ESER

BU SÜRECE KİMLER, NEDEN KARŞI?

Bugün yaşı kırkı geçen herkes bu ülkede silah sesleriyle büyüdü. Kurşun haberleriyle uyandık sabahlara, şehit cenazeleriyle tanıdık hayatın acı yüzünü.

Televizyon ekranlarında çatışma görüntüleri, gazetelerin manşetlerinde kan ve gözyaşı vardı. Bir nesil, korkuyla ve kaygıyla olgunlaştı. Artık yeter.

Yeni nesil bunlarla büyümesin. Çocuklarımızın hafızasında patlama sesleri değil, okul zilleri olsun, gençlerimizin hayalleri savaşla değil, umutla şekillensin. Çatışmasız, savaşsız, terörsüz bir ülkede yaşamak bu milletin lüksü değil, en doğal hakkıdır. Bugün konuştuğumuz “Terörsüz Türkiye” tam da bu yüzden bir siyasi başlık değil, bir nesil meselesidir.

Türkiye uzun yıllardır sırtında taşıdığı ağır bir yükten kurtulmanın eşiğinde. “Terörsüz Türkiye” hedefi artık bir temenni değil, adım adım ilerleyen somut bir süreç. Sahada güvenlik güçlerinin kararlılığı, siyasette oluşan ortak akıl ve toplumda yükselen huzur talebi bu süreci besliyor.

Ancak tam da bu noktada dikkat çeken bir tablo var: Türkiye terörden arındıkça bazı çevrelerde belirgin bir panik baş gösteriyor.

Peki neden? Çünkü terörün bitmesi, sadece silahların susması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda bir istismar alanının, bir rant düzeninin, bir manipülasyon siyasetinin de sona ermesi demek.

Teori bitiyor, gerçek başlıyor. Yıllarca “çözülmez”, “bitmez”, “bu coğrafyada terör kaderdir” denilen bir teori, bugün sahada çöküyor. Terör örgütlerinin hareket alanı daralıyor, söylemleri karşılık bulmuyor, toplum üzerindeki korku etkisi hızla eriyor. İşte tam da bu yüzden teorinin bitmesini istemeyenler devreye giriyor.

 
 

Terörün devamından beslenenler sadece dağdaki silahlı yapılar değil. Avrupa başkentlerinde bu meseleyi Türkiye’ye karşı bir baskı aracı olarak kullanan çevreler, akademik ve sözde entelektüel kisve altında terörü romantize eden odaklar, medyada “barış” kelimesini kullanıp her adımı sabote eden kalemler, siyaseti terörün gölgesinde dizayn etmeye alışmış eski alışkanlıklar… Hepsi aynı noktada buluşuyor: Terörsüz bir Türkiye onların işine gelmiyor.

Panik neden artıyor? Çünkü terör bittiğinde; mağduriyet söylemleri çökecek, vesayet dili karşılık bulmayacak, dış müdahale kanalları zayıflayacak, kimlikler üzerinden kurulan siyaset anlamını yitirecek.

Terörsüz bir Türkiye, milletin kendi gündemine dönmesi demektir. Refah, demokrasi, adalet, kalkınma. İşte bu tabloyu istemeyenler, süreci provoke etmeye, kafa karıştırmaya, eski defterleri yeniden açmaya çalışıyor.

Peki süreci kimler sabote etmek istiyor? Bugün “neden şimdi?”, “kiminle konuşuluyor?”, “arka plan ne?” gibi sorularla yürüyen bir algı operasyonu var. Amaç soru sormak değil, şüphe üretmek. Çünkü şüphe kaostur, kaos ise terörün en sevdiği iklimdir.

Bu nedenle bazı davet metinleri, bazı açıklamalar, bazı kontrollü sızıntılar dikkatle okunmalı. Kimlerin hangi çevrelerle aynı dili kullandığına, hangi başkentlerde alkışlandığına iyi bakılmalı.

Başta devlet olmak üzere, bu sürecin hassasiyetle yürütülmesi şart. Özellikle MHP’nin ortaya koyduğu net duruş, terörsüz Türkiye sürecinde tavizsiz çizgi, sürecin sigortasıdır. Aynı şekilde, siyasi temsil alanında yer alan tüm yapıların, özellikle de geçmişte bu mesele nedeniyle ağır bedeller ödemiş kesimlerin, sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir.

Bu mesele günlük siyaset malzemesi yapılamaz. Küçük hesaplara, dar parti çıkarlarına kurban edilemez. Çünkü mesele bir partinin değil, bir milletin meselesidir.

Terörsüz Türkiye’den korkanlar bellidir.

Terörsüz Türkiye’yi isteyenler de…

Bir tarafta korku üretenler, diğer tarafta huzur inşa etmek isteyenler var. Türkiye artık bu yol ayrımında tercihini yapmıştır. Millet, silahın değil sözün, kaosun değil huzurun, korkunun değil geleceğin yanında durmaktadır.

Bu yürüyüş kolay olmayacaktır. Ama doğrudur.

Ve doğru olan, er ya da geç mutlaka kazanır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.