Sönmez Oto Centr
Volkan ESER
Köşe Yazarı
Volkan ESER
 

ÇAKAR MESELESİ!

Yeni Journal, Haber, Haberler, Son Dakika Haberler, Güncel Haber GÜNDEM SİYASET DÜNYA EĞİTİM ÖZEL HABER RÖPORTAJ 12:16Özlem Çerçioğlu, AK Parti toplantısında11:36Gençlerbirliği 18 yıllık final özlemini sonlandırma peşinde!11:28İkinci el araç piyasasında bayram hareketliliği!11:12Gülistan Doku soruşturması: Savcılık, Emniyet İstihbaratı’nı mercek altına aldı11:05Güneşten elektrik üretiminde yılın rekoru kırıldı!10:57Türkiye'de hane halkı büyüklüğü geriledi!10:54İran Devrim Muhafızları: Sularımıza yönelik saldırılara izin vermeyiz!10:51Babasını 8 kurşunla öldürüp teslim oldu!10:47Yusuf Güney tahliye edildi10:43Rüşvet alan doktorlar yakalandı! Volkan Eser ÇAKAR MESELESİ! Volkan Eser 12.05.2026 - 08:05 Yayınlanma 12.05.2026 - 08:07 Güncelleme Bazen bir ülkenin fotoğrafını çekmek için büyük krizlere, ağır tablolara bakmaya gerek yoktur. Küçük gibi görünen ama herkesi rahatsız eden detaylar, aslında çok daha büyük bir sorunun habercisidir. Trafikte duyduğumuz bir siren sesi, gördüğümüz bir ışık…Eskiden “yol ver” duygusuyla hareket ettiğimiz o anlar, bugün yerini sorgulamaya bırakıyorsa, ortada sadece bir trafik meselesi değil, bir düzen tartışması var demektir. İşte tam da bu yüzden, çakar meselesi artık basit bir şikayet başlığı değil, adalet duygusunu, eşitliği ve kamu otoritesine duyulan güveni doğrudan ilgilendiren bir konu haline gelmiştir. Evet…Trafikte bazen bir siren sesi duyarsınız…Refleksle sağa çekilirsiniz. Çünkü bilirsiniz ki o ses, bir kamu görevinin, bir aciliyetin, belki de bir hayatın çağrısıdır. Ama artık o sesin anlamı bulanıklaşıyor. Son yıllarda trafikte “çakar” diye tabir edilen ışıklı ve sesli uyarı sistemine sahip araçların sayısındaki artış, toplumda ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor. Asıl sorun ise bu araçların sayısından çok, bu yetkinin kimler tarafından ve ne amaçla kullanıldığına dair oluşan soru işaretleri. Çakar, bir ayrıcalık değil, bir sorumluluktur. Devletin verdiği bu yetki, keyfi kullanım için değil, kamu hizmetinin aksamaması için vardır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu yetkinin sınırlarının zaman zaman belirsizleştiğini görüyoruz. Görevle doğrudan ilgisi olmayan kişilerin, farklı yollarla bu hakka eriştiği iddiaları, toplumun adalet duygusunu zedeliyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ise bu algıyı daha da pekiştiriyor: Trafikte kural tanımayan, kendini ayrıcalıklı gören bir anlayış… Bu tablo, sadece bir trafik sorunu değildir. Bu, aynı zamanda “eşitlik” meselesidir. Vatandaş kırmızı ışıkta beklerken, bir başkasının bu kuralları yok sayarak ilerlemesi, ister istemez şu soruyu doğuruyor: “Kurallar herkes için mi, yoksa bazıları için esnek mi?” Elbette devletin ilgili kurumları bu konuda geçmişte önemli adımlar attı. Çakar kullanımına yönelik kısıtlamalar getirildi, denetimler artırıldı. Ancak sahadaki uygulamalar, bu düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Burada yapılması gereken şey, cezaları artırmaktan öte, sistemi daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirmektir. Kimler çakar kullanabilir?, hangi şartlarda kullanabilir?, bu yetki hangi kriterlere göre verilir ve nasıl geri alınır? Bu soruların net, anlaşılır ve kamuoyuna açık şekilde cevaplanması gerekiyor. Belki de en önemlisi, bu yetkinin istisna olduğu gerçeğinin yeniden hatırlatılmasıdır. Çünkü istisna yaygınlaştığında, kural anlamını yitirir. İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda yeni bir değerlendirme yapması, mevcut listeyi gözden geçirmesi ve sahadaki uygulamaları daha sıkı denetlemesi, toplumdaki bu rahatsızlığı giderecek önemli bir adım olacaktır. Trafikteki düzen sadece kurallarla değil, o kurallara olan güvenle sağlanır. Ve güven, ayrıcalık hissiyle değil, adalet duygusuyla inşa edilir.
Ekleme Tarihi: 12 Mayıs 2026 -Salı
Volkan ESER

ÇAKAR MESELESİ!

Yeni Journal, Haber, Haberler, Son Dakika Haberler, Güncel Haber GÜNDEM SİYASET DÜNYA EĞİTİM ÖZEL HABER RÖPORTAJ 12:16Özlem Çerçioğlu, AK Parti toplantısında11:36Gençlerbirliği 18 yıllık final özlemini sonlandırma peşinde!11:28İkinci el araç piyasasında bayram hareketliliği!11:12Gülistan Doku soruşturması: Savcılık, Emniyet İstihbaratı’nı mercek altına aldı11:05Güneşten elektrik üretiminde yılın rekoru kırıldı!10:57Türkiye'de hane halkı büyüklüğü geriledi!10:54İran Devrim Muhafızları: Sularımıza yönelik saldırılara izin vermeyiz!10:51Babasını 8 kurşunla öldürüp teslim oldu!10:47Yusuf Güney tahliye edildi10:43Rüşvet alan doktorlar yakalandı! Volkan Eser ÇAKAR MESELESİ! Volkan Eser 12.05.2026 - 08:05 Yayınlanma 12.05.2026 - 08:07 Güncelleme Bazen bir ülkenin fotoğrafını çekmek için büyük krizlere, ağır tablolara bakmaya gerek yoktur. Küçük gibi görünen ama herkesi rahatsız eden detaylar, aslında çok daha büyük bir sorunun habercisidir. Trafikte duyduğumuz bir siren sesi, gördüğümüz bir ışık…Eskiden “yol ver” duygusuyla hareket ettiğimiz o anlar, bugün yerini sorgulamaya bırakıyorsa, ortada sadece bir trafik meselesi değil, bir düzen tartışması var demektir. İşte tam da bu yüzden, çakar meselesi artık basit bir şikayet başlığı değil, adalet duygusunu, eşitliği ve kamu otoritesine duyulan güveni doğrudan ilgilendiren bir konu haline gelmiştir. Evet…Trafikte bazen bir siren sesi duyarsınız…Refleksle sağa çekilirsiniz. Çünkü bilirsiniz ki o ses, bir kamu görevinin, bir aciliyetin, belki de bir hayatın çağrısıdır. Ama artık o sesin anlamı bulanıklaşıyor. Son yıllarda trafikte “çakar” diye tabir edilen ışıklı ve sesli uyarı sistemine sahip araçların sayısındaki artış, toplumda ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor. Asıl sorun ise bu araçların sayısından çok, bu yetkinin kimler tarafından ve ne amaçla kullanıldığına dair oluşan soru işaretleri. Çakar, bir ayrıcalık değil, bir sorumluluktur. Devletin verdiği bu yetki, keyfi kullanım için değil, kamu hizmetinin aksamaması için vardır. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu yetkinin sınırlarının zaman zaman belirsizleştiğini görüyoruz. Görevle doğrudan ilgisi olmayan kişilerin, farklı yollarla bu hakka eriştiği iddiaları, toplumun adalet duygusunu zedeliyor. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler ise bu algıyı daha da pekiştiriyor: Trafikte kural tanımayan, kendini ayrıcalıklı gören bir anlayış… Bu tablo, sadece bir trafik sorunu değildir. Bu, aynı zamanda “eşitlik” meselesidir. Vatandaş kırmızı ışıkta beklerken, bir başkasının bu kuralları yok sayarak ilerlemesi, ister istemez şu soruyu doğuruyor: “Kurallar herkes için mi, yoksa bazıları için esnek mi?” Elbette devletin ilgili kurumları bu konuda geçmişte önemli adımlar attı. Çakar kullanımına yönelik kısıtlamalar getirildi, denetimler artırıldı. Ancak sahadaki uygulamalar, bu düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Burada yapılması gereken şey, cezaları artırmaktan öte, sistemi daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirmektir. Kimler çakar kullanabilir?, hangi şartlarda kullanabilir?, bu yetki hangi kriterlere göre verilir ve nasıl geri alınır? Bu soruların net, anlaşılır ve kamuoyuna açık şekilde cevaplanması gerekiyor. Belki de en önemlisi, bu yetkinin istisna olduğu gerçeğinin yeniden hatırlatılmasıdır. Çünkü istisna yaygınlaştığında, kural anlamını yitirir. İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda yeni bir değerlendirme yapması, mevcut listeyi gözden geçirmesi ve sahadaki uygulamaları daha sıkı denetlemesi, toplumdaki bu rahatsızlığı giderecek önemli bir adım olacaktır. Trafikteki düzen sadece kurallarla değil, o kurallara olan güvenle sağlanır. Ve güven, ayrıcalık hissiyle değil, adalet duygusuyla inşa edilir.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.