Volkan ESER
Köşe Yazarı
Volkan ESER
 

YENİ BİR YIL!

Günler, haftalar, aylar ve yıllar…Ne de çabuk geçiyor. Koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Bizleri yeni bir yıla daha kavuşturan Yüce Allah’a hamdolsun. Dünya geçici. Zaman su gibi akıp geçiyor.  Dönüp geriye bakıyorum bir film şeridi gibi sadece 5 dakikada bitiyor ömrümün şuana kadar olan kısmı. Sadece usulden olduğu için değil, içimden geldiği için bir yeni yıl yazısı yazmak istedim. Doğrusu zor ve sıkıntılı bir yıl geçirdik. Acısıyla, kötüsüyle ve hüznüyle bir yıl daha (2023) geride kaldı. Mutluluğun pek yaşanmadığı bir yıl oldu 2023. Depremlerin, felaketlerin ve bunlarla birlikte gelen başta ekonomi olmak üzere çeşitli sıkıntılar. Ancak geride kalan yalnızca koskoca bir yıl değil elbette ki! Yaşadığımız onca sıkıntı da inşallah bir daha yaşamamak üzere geride kalır. Bir miladi yılı daha tamamladık. Ömür sermayemizden bir yılı daha tükettik. Kaçınılmaz son olan ölüme bir adım daha yaklaştık. Şimdi hep birlikte kendimize şu soruları soralım: Her şeyin karşılığının tastamam verileceği hesap gününe hazır mıyız? Kur’an ve sünnetin örnek olarak sunduğu bir mümin olabildik mi? Fani hayatın telaşına düştüğümüz kadar, ebedi hayatın kaygısını da taşıdık mı? Amel defterimizde görünce yüzümüzü karartacak kötülüklerden elimizi çekebildik mi? Gönül inciten, kardeşliğimizi zedeleyen kem sözlere karşı dilimize kilit vurabildik mi? Kalbimizi katılaştıran, zihnimizi kirleten her türlü olumsuz duygu ve düşünceden kendimizi arındırabildik mi? Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahlara nedamet gözyaşlarıyla tövbe edip Rabbimizin affına sığınabildik mi? Koca bir yıllı tamamlamakla beraber bir kez daha anladık ki; dünya hayatı geçici. Zaman su gibi akıp gidiyor ve insan biraz daha ölüme yaklaşıyor. Bu gerçekle yaşamak durumundayız. Dünyada kalıcı değiliz. O halde 3 günlük dünya için bir birimizi kırmaya, bir birimize kötülük etmeye ne gerek var. Daha geçen yıl aramızda olanlara şimdi merhum diyoruz. Bizlerde birer merhum adayıyız. Kötülüğü, kıskançlığı, çekememezliği bir tarafa bırakıp iyiliklerle yarışmalıyız. Yılın bu ilk gününü, bir milat kılalım. Kalan ömrümüzü Rabbimizin rızası doğrultusunda insanların hayır dualarını almak için geçirmeye çalışalım. Hayatımızın her anı, her saati, her günü, her senesi ömür defterimizden bir sayfadır. Sayfalara güzel şeyler eklemek, ekletmek lazım. 2024 yılı, dünyayı güzelleştirecek, kötülüklerden arındıracak,  insanlığı yeniden ayağa kaldıracak bir yıl olsun öyle umut edelim. Ama inanın bunları yapacak yine bizden başkası değil.   Kanlarıyla bu toprakları vatan yapan şehitlerimize, depremde şehit düşen yurttaşlarımıza, Gazze başta olmak üzere dünyanın dört bir köşesinde zalimlerin katlettiği mazlumlara, geride bıraktığımız sevdiklerimize, dostlarımıza, güzel insanlara Allah’tan rahmet diliyorum. 2024’ün mazlumların güldüğü, iyilerin kazandığı, kötülerin kaybettiği bir yıl olmasını umut ediyorum. Yazımı, Cumhuriyet dönemi edebiyatına hiçbir fikir akımına bağlı kalmayıp kendi tarzını oluşturarak damga vuran ve "35 yaş şairi" olarak tanınan Cahit Sıtkı Tarancı'nın sade ve anlaşılabilir bir dil ile kafasındaki memleket hayalini kaleme döktüğü, genelde şiirlerinde ölüm, umutsuzluk ve karamsar duyguları işleyen Cahit Sıtkı Tarancı’nın umut ve huzur temasını işlediği o muazzam "Memleket isterim" adlı şiiriyle tamamlamak istiyorum; Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.  Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikayet ölümden olsun.
Ekleme Tarihi: 02 Ocak 2024 - Salı
Volkan ESER

YENİ BİR YIL!

Günler, haftalar, aylar ve yıllar…Ne de çabuk geçiyor. Koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Bizleri yeni bir yıla daha kavuşturan Yüce Allah’a hamdolsun. Dünya geçici. Zaman su gibi akıp geçiyor.  Dönüp geriye bakıyorum bir film şeridi gibi sadece 5 dakikada bitiyor ömrümün şuana kadar olan kısmı.

Sadece usulden olduğu için değil, içimden geldiği için bir yeni yıl yazısı yazmak istedim. Doğrusu zor ve sıkıntılı bir yıl geçirdik. Acısıyla, kötüsüyle ve hüznüyle bir yıl daha (2023) geride kaldı. Mutluluğun pek yaşanmadığı bir yıl oldu 2023. Depremlerin, felaketlerin ve bunlarla birlikte gelen başta ekonomi olmak üzere çeşitli sıkıntılar. Ancak geride kalan yalnızca koskoca bir yıl değil elbette ki!

Yaşadığımız onca sıkıntı da inşallah bir daha yaşamamak üzere geride kalır. Bir miladi yılı daha tamamladık. Ömür sermayemizden bir yılı daha tükettik. Kaçınılmaz son olan ölüme bir adım daha yaklaştık. Şimdi hep birlikte kendimize şu soruları soralım: Her şeyin karşılığının tastamam verileceği hesap gününe hazır mıyız? Kur’an ve sünnetin örnek olarak sunduğu bir mümin olabildik mi? Fani hayatın telaşına düştüğümüz kadar, ebedi hayatın kaygısını da taşıdık mı? Amel defterimizde görünce yüzümüzü karartacak kötülüklerden elimizi çekebildik mi? Gönül inciten, kardeşliğimizi zedeleyen kem sözlere karşı dilimize kilit vurabildik mi? Kalbimizi katılaştıran, zihnimizi kirleten her türlü olumsuz duygu ve düşünceden kendimizi arındırabildik mi? Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahlara nedamet gözyaşlarıyla tövbe edip Rabbimizin affına sığınabildik mi?

Koca bir yıllı tamamlamakla beraber bir kez daha anladık ki; dünya hayatı geçici. Zaman su gibi akıp gidiyor ve insan biraz daha ölüme yaklaşıyor. Bu gerçekle yaşamak durumundayız. Dünyada kalıcı değiliz. O halde 3 günlük dünya için bir birimizi kırmaya, bir birimize kötülük etmeye ne gerek var. Daha geçen yıl aramızda olanlara şimdi merhum diyoruz. Bizlerde birer merhum adayıyız.

Kötülüğü, kıskançlığı, çekememezliği bir tarafa bırakıp iyiliklerle yarışmalıyız. Yılın bu ilk gününü, bir milat kılalım. Kalan ömrümüzü Rabbimizin rızası doğrultusunda insanların hayır dualarını almak için geçirmeye çalışalım.

Hayatımızın her anı, her saati, her günü, her senesi ömür defterimizden bir sayfadır. Sayfalara güzel şeyler eklemek, ekletmek lazım.

2024 yılı, dünyayı güzelleştirecek, kötülüklerden arındıracak,  insanlığı yeniden ayağa kaldıracak bir yıl olsun öyle umut edelim. Ama inanın bunları yapacak yine bizden başkası değil.

 

Kanlarıyla bu toprakları vatan yapan şehitlerimize, depremde şehit düşen yurttaşlarımıza, Gazze başta olmak üzere dünyanın dört bir köşesinde zalimlerin katlettiği mazlumlara, geride bıraktığımız sevdiklerimize, dostlarımıza, güzel insanlara Allah’tan rahmet diliyorum. 2024’ün mazlumların güldüğü, iyilerin kazandığı, kötülerin kaybettiği bir yıl olmasını umut ediyorum.

Yazımı, Cumhuriyet dönemi edebiyatına hiçbir fikir akımına bağlı kalmayıp kendi tarzını oluşturarak damga vuran ve "35 yaş şairi" olarak tanınan Cahit Sıtkı Tarancı'nın sade ve anlaşılabilir bir dil ile kafasındaki memleket hayalini kaleme döktüğü, genelde şiirlerinde ölüm, umutsuzluk ve karamsar duyguları işleyen Cahit Sıtkı Tarancı’nın umut ve huzur temasını işlediği o muazzam "Memleket isterim" adlı şiiriyle tamamlamak istiyorum;

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

 Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikayet ölümden olsun.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.