Silvan son yıllarda ne yazık ki güzel haberlerle değil, yürek yakan acılarla gündeme geliyor. Bir dönem peş peşe yaşanan intihar vakaları ilçenin üzerine kara bir bulut gibi çökmüştü. Aradan yıllar geçti ama görünen o ki bu acılar sona ermedi. Geçtiğimiz gün 32 yaşındaki bir gencin yaşamına son vermesi, ilçede yeniden aynı soruyu gündeme taşıdı: Silvan'da neler oluyor?
Elbette her intiharın tek bir nedeni olduğunu söylemek mümkün değildir. Her olayın kendine özgü sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutları vardır. Ancak toplumun gözünün önünde büyüyen bir gerçek var ki onu görmezden gelemeyiz: Sanal bahis ve kumar bağımlılığı.
Bugün neredeyse her gencin cebinde bir akıllı telefon var. O telefonlar yalnızca iletişim aracı olmaktan çıktı. Aynı zamanda birkaç dokunuşla insanları sanal bahis masasına oturtan bir araca dönüştü. "Bir kez deneyeyim", "Kaybettiğimi geri kazanırım", "Bir kuponla borçlarımı kapatırım" düşüncesiyle başlayan süreç, çoğu zaman ağır borç yüküne dönüşüyor.
İnsan kaybettikçe daha çok oynuyor.
Daha çok oynadıkça daha çok borçlanıyor.
Borçlandıkça umutlarını kaybediyor.
Sonunda ise yalnızca cebindeki para değil, hayalleri de tükeniyor.
Ne yazık ki bazı gençler bu karanlık çıkmazın sonunda yaşamlarına son vermeyi bir kurtuluş yolu sanıyor. Oysa geride anne babalar, kardeşler, çocuklar ve ömür boyu dinmeyecek acılar kalıyor.
Bahis şirketleri kazanıyor.
Aracı olanlar kazanıyor.
Faizle para verenler kazanıyor.
Kaybeden ise gençlik oluyor.
Bu mesele artık yalnızca bir asayiş konusu değildir. Bu, aynı zamanda bir aile meselesidir, bir eğitim meselesidir, bir halk sağlığı meselesidir.
Silvan'da birçok aile çocuklarının değişen davranışlarını fark ediyor ama çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor. Evde sessizleşen, borç isteyen, sürekli telefonuyla vakit geçiren, içine kapanan gençlerin bir kısmı aslında yardım çığlığı atıyor olabilir.
Devletin yasa dışı bahisle mücadelesini daha da güçlendirmesi gerekiyor. Telefon üzerinden kolay erişilen yasa dışı bahis siteleri daha etkin biçimde engellenmeli, denetimler artırılmalı ve gençleri koruyacak sosyal politikalar geliştirilmelidir. Bunun yanında ailelere ve gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları ile psikolojik destek mekanizmaları da güçlendirilmelidir.
Bugün sessiz kalırsak yarın bir başka gencin cenazesinde aynı soruları sorarız.
Silvan artık intihar haberleriyle değil; üreten, okuyan, çalışan ve umutla geleceğe bakan gençleriyle anılmalıdır.
Çünkü hiçbir bahis kuponu, bir gencin hayatından daha değerli değildir.