Bu köşe yazısı, değerli abim Cevat Korkmaz’ın sosyal medya sayfasında yaptığı paylaşımın bende bıraktığı güçlü etkiyle kaleme alındı.
Korkmaz, herkesin kaçtığı bir yerde durarak, suskunluğun konforuna sığınmadan son derece haklı ve cesur bir noktaya parmak bastı.
O paylaşım, yalnızca bir tepki değil; vicdanı olan herkes için açık bir çağrıydı.
Bu yazı da, o çağrının kelimelere dökülmüş hâlidir.
CHP’nin bugün Türkiye’ye sunduğu siyasal iddia; demokrasi, çoğulculuk, hak ve özgürlüklerdir. Bu iddianın başında da Özgür Özel’in temsil etmeye çalıştığı yeni bir dil, yeni bir duruş vardır.
Tam da bu yüzden sormak gerekiyor:
Bu siyasal çizgide Tanju Özcan’ın ne işi var?
Çünkü Tanju Özcan’ın dili; sokak ağzıdır.
Siyaseti; öfke, dışlama ve hedef göstermedir.
Muhalefeti; bağırmak, hakaret etmek ve “öteki” yaratmaktır.
Bu dil, CHP’ye ait değildir.
Bu dil, CHP’nin tarihine de geleceğine de yakışmaz.
Bir yanda, insan hakları mücadelesini meslek edinmiş, faili meçhullerden Cumartesi Anneleri’ne, Kürt meselesinden hukuk devletine kadar her başlıkta bedel ödemiş bir isim var:
Sezgin Tanrıkulu.
Diğer yanda ise her fırsatta göçmenleri hedef alan, Kürt kimliğini ima yoluyla kriminalize eden, siyaseti kinayeli “kod”larla yürüten bir belediye başkanı.
Bu ikisi aynı siyasi gelenekte duramaz.
Durmamalı.
Sezgin Tanrıkulu’na “ajan” imasında bulunmak, yalnızca Tanrıkulu’na değil; CHP’nin Diyarbakır’daki varlığına, emeğine ve onuruna da saldırıdır.
Ve evet, Sezgin Tanrıkulu Diyarbakır’ın onurudur.
Tanju Özcan belli ki haber de okumuyor.
Çünkü daha geçen gün açıklandı: CHP, Diyarbakır’da oylarını ikiye katladı.
Bu artış; bağırarak, hakaret ederek, insanları fişleyerek olmadı.
Bu artış; Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerin yıllardır verdiği sahici, sabırlı ve onurlu mücadeleyle oldu.
Şimdi sormak gerekiyor:
Tanju Özcan, Sezgin Tanrıkulu’nun adını hangi formasyonla ağzına alıyor?
Siyasetiyle mi?
Hukukçuluğuyla mı?
Yoksa yalnızca öfkesine alkış arayan bir popülizmle mi?
Bu ülkede bazıları için mesele hiçbir zaman “ne söylediğin” olmadı.
Kim olduğundu.
Kürt olman, göçmen olman, farklı olman…
Tanju Özcan’ın siyasetinde bu başlıkların hepsi “tehdit”tir.
Suriyelilere yaptıkların not edildi Tanju Bey.
Bugün Sezgin Tanrıkulu’na yönelttiğin dil de aynı deftere yazılıyor.
Açık konuşalım:
CHP, içinde bu dili, bu zihniyeti, bu faşizan refleksleri taşıdığı sürece iktidar yüzü göremez.
Özgür Özel, demokrat duruş yalnızca kürsüde olmaz.
Demokratlık, parti içini de temizlemeyi gerektirir.
İYİ Parti bu dili kesmez.
Zafer Partisi bu zihniyete daha yakındır.
CHP ise asla.
CHP, Sezgin Tanrıkulu’dur.
CHP, Diyarbakır’dır.
CHP, hak, hukuk ve vicdandır.
Ve evet, son söz:
Vicdan lan!