İhsan Yılmaz
Köşe Yazarı
İhsan Yılmaz
 

Silvan’ı Köye Çevirenlere: Bu Halk Hakkını Helal Etmeyecek!

Bir şehir düşünün… Tarihiyle yüzlerce yılın yükünü omuzlarında taşıyan, birçok medeniyete beşiklik etmiş bir şehir. Alimler, düşünürler, siyasetçiler yetiştirmiş bir şehir. Acıları yüreğine gömmüş ama her defasında küllerinden yeniden doğmayı başarmış bir şehir… İşte o şehir Silvan. Tarih boyunca yedi kez yıkılan ama her seferinde yeniden ayağa kalkan bir kenttir Silvan. Bu kadim şehir Moğol istilalarına maruz kalmış, savaşlar görmüş, acılar yaşamış ama yine de ayakta kalmayı başarmıştır. Bölgenin “güneşin dans ettiği kent” diye anılan bu tarihi ilçesi, ne yazık ki son yıllarda kendi yöneticilerinin ihmali ve beceriksizliği ile bambaşka bir tabloyla karşı karşıya. 90’lı yıllarda bu kent binlerce insanını faili meçhullere kurban verdi. Acıları hâlâ hafızalarda. O yılların yarası henüz tam kapanmamışken bugün başka bir yara açılıyor: yönetim beceriksizliği ve kamu malına karşı duyarsızlık. Silvan’ın insanı soruyor: Bu kent neden talan ediliyor? Gelen çalmış, giden çarpmış… Yetimin malı, yoksulun hakkı hoyratça harcanmış. Bu kentin insanları artık açıkça söylüyor: Hiçbirimiz hakkımızı helal etmiyoruz ve etmeyeceğiz! Tarihi bir ilçeyi dev bir köy görüntüsüne soktunuz. Bu kentin sokaklarını, kaldırımlarını, mahallelerini bu hale getirenler şunu iyi bilsin: Bu halkın iki eli yakanızda olacak. Her seçim döneminde Silvan’ı tanımayan, şehircilikten haberi olmayan, yerel yönetim anlayışından uzak insanların bu kentin kaderine karar vermesi artık tahammül sınırlarını aşıyor. Bu demokrasi değildir. Bu bir yönetim anlayışı da değildir. Bu, bir halkın kaderini bilinçsizliğe teslim etmektir. Hiç kimsenin Silvan halkının kaderiyle oynamaya hakkı yoktur. Bu vebal büyüktür ve bunun hesabı hem bu dünyada hem de vicdanlarda sorulacaktır. Belediyenin asli görevi olan temizlik, altyapı ve üstyapı hizmetlerini sanki büyük bir lütufmuş gibi halka sunmaktan vazgeçin. Bu sizin görevinizdir. Görev yapmak marifet değil, sorumluluktur. Sadece seçim zamanı halkın arasında görünüp, seçimden sonra halkı unutan bir yönetim anlayışını artık kimse istemiyor. Esnafın kapısını çalmayan, gencin derdini sormayan, halktan uzak duran bir belediye başkanı istemiyoruz. Komediyenliği bırakın, iş üretin. Unutmayın… O küçümsediğiniz, alttan baktığınız halkın oylarıyla o koltuklarda oturuyorsunuz. Sizler bu kentin sahibi değilsiniz. Sadece geçici yöneticilersiniz. Bugün Silvan’ın hali ortada: Hijyen yok Kaldırımlar işgal altında Caddeler kir ve düzensizlik içinde Mahalle aralarında sağlıksız gıda üretimi yapılıyor Gençler sosyal ve kültürel faaliyetlerden mahrum Sanata ve kültüre değer verilmiyor Hizmet ise birkaç kişinin etrafında dönüyor. Üstelik belediyeyi intihal encümenler ve dışarıdan getirilen işçilerle doldurdunuz. Silvan’da işsiz gençler yok mu? Bu kentin çocukları neden kendi şehirlerinde iş bulamazken başkaları bu kentin imkânlarını kullanıyor? Bir söz vardır: “İmam bildiğini okur.” Evet… Siz bildiğinizi okumaya devam edin. Ama şunu bilin ki biz de bundan sonra doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz. Çünkü Silvan sahipsiz değildir. Ve bu kadim kentin insanları artık susmayacak. Silvan, Silvan olmaktan çıkıyor. Ama bu halk buna izin vermeyecek. Saygılarımla...
Ekleme Tarihi: 11 Mart 2026 -Çarşamba
İhsan Yılmaz

Silvan’ı Köye Çevirenlere: Bu Halk Hakkını Helal Etmeyecek!

Bir şehir düşünün…

Tarihiyle yüzlerce yılın yükünü omuzlarında taşıyan, birçok medeniyete beşiklik etmiş bir şehir. Alimler, düşünürler, siyasetçiler yetiştirmiş bir şehir. Acıları yüreğine gömmüş ama her defasında küllerinden yeniden doğmayı başarmış bir şehir…

İşte o şehir Silvan.

Tarih boyunca yedi kez yıkılan ama her seferinde yeniden ayağa kalkan bir kenttir Silvan. Bu kadim şehir Moğol istilalarına maruz kalmış, savaşlar görmüş, acılar yaşamış ama yine de ayakta kalmayı başarmıştır. Bölgenin “güneşin dans ettiği kent” diye anılan bu tarihi ilçesi, ne yazık ki son yıllarda kendi yöneticilerinin ihmali ve beceriksizliği ile bambaşka bir tabloyla karşı karşıya.

90’lı yıllarda bu kent binlerce insanını faili meçhullere kurban verdi. Acıları hâlâ hafızalarda. O yılların yarası henüz tam kapanmamışken bugün başka bir yara açılıyor: yönetim beceriksizliği ve kamu malına karşı duyarsızlık.

Silvan’ın insanı soruyor:
Bu kent neden talan ediliyor?

Gelen çalmış, giden çarpmış…
Yetimin malı, yoksulun hakkı hoyratça harcanmış.
Bu kentin insanları artık açıkça söylüyor:
Hiçbirimiz hakkımızı helal etmiyoruz ve etmeyeceğiz!

Tarihi bir ilçeyi dev bir köy görüntüsüne soktunuz.
Bu kentin sokaklarını, kaldırımlarını, mahallelerini bu hale getirenler şunu iyi bilsin:
Bu halkın iki eli yakanızda olacak.

Her seçim döneminde Silvan’ı tanımayan, şehircilikten haberi olmayan, yerel yönetim anlayışından uzak insanların bu kentin kaderine karar vermesi artık tahammül sınırlarını aşıyor.

Bu demokrasi değildir.
Bu bir yönetim anlayışı da değildir.

Bu, bir halkın kaderini bilinçsizliğe teslim etmektir.

Hiç kimsenin Silvan halkının kaderiyle oynamaya hakkı yoktur. Bu vebal büyüktür ve bunun hesabı hem bu dünyada hem de vicdanlarda sorulacaktır.

Belediyenin asli görevi olan temizlik, altyapı ve üstyapı hizmetlerini sanki büyük bir lütufmuş gibi halka sunmaktan vazgeçin. Bu sizin görevinizdir. Görev yapmak marifet değil, sorumluluktur.

Sadece seçim zamanı halkın arasında görünüp, seçimden sonra halkı unutan bir yönetim anlayışını artık kimse istemiyor.

Esnafın kapısını çalmayan, gencin derdini sormayan, halktan uzak duran bir belediye başkanı istemiyoruz.

Komediyenliği bırakın, iş üretin.

Unutmayın…
O küçümsediğiniz, alttan baktığınız halkın oylarıyla o koltuklarda oturuyorsunuz.

Sizler bu kentin sahibi değilsiniz.
Sadece geçici yöneticilersiniz.

Bugün Silvan’ın hali ortada:
Hijyen yok
Kaldırımlar işgal altında
Caddeler kir ve düzensizlik içinde
Mahalle aralarında sağlıksız gıda üretimi yapılıyor
Gençler sosyal ve kültürel faaliyetlerden mahrum
Sanata ve kültüre değer verilmiyor

Hizmet ise birkaç kişinin etrafında dönüyor.

Üstelik belediyeyi intihal encümenler ve dışarıdan getirilen işçilerle doldurdunuz.
Silvan’da işsiz gençler yok mu?

Bu kentin çocukları neden kendi şehirlerinde iş bulamazken başkaları bu kentin imkânlarını kullanıyor?

Bir söz vardır:
“İmam bildiğini okur.”

Evet… Siz bildiğinizi okumaya devam edin.
Ama şunu bilin ki biz de bundan sonra doğru bildiğimizi söylemeye devam edeceğiz.

Çünkü Silvan sahipsiz değildir.
Ve bu kadim kentin insanları artık susmayacak.

Silvan, Silvan olmaktan çıkıyor.
Ama bu halk buna izin vermeyecek.
Saygılarımla...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.