Silvan yine yağmurla birlikte aynı manzaraya teslim oldu…
Caddeler göle döndü, insanlar karşıdan karşıya geçemedi, araçlar suyun içinde ilerlemeye çalıştı. Ve herkesin dilinde aynı soru:
Bu kader mi, yoksa yıllardır süren ihmalin sonucu mu?
Bugün Silvan’ın yaşadığı altyapı sorunu yeni değil.
Aslında bu sorunun kökü, yıllar öncesine dayanıyor.
Silvan’ın altyapısı, Anavatan Partisi iktidarı döneminde, 1984-1989 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan Mehmet Hanifi Aktan döneminde yapılan proje ile şekillendi. O günün şartlarında yapılan bu altyapı, o dönemin nüfusuna göre planlandı.
Ancak aradan geçen yaklaşık 40 yılda Silvan büyüdü.
Hem de katlanarak…
Nüfus 3 katına çıktı, bugün yaklaşık 90 bin insanın yaşadığı bir ilçe haline geldi. Ama ne değişmedi biliyor musunuz?
Altyapı.
Evet, Silvan büyüdü ama altyapısı yerinde saydı.
Bugün birkaç dakikalık yağmurda bile sistem tıkanma noktasına geliyor. Çünkü mevcut hatlar bu yükü kaldıracak kapasitede değil.
PROJE VAR, İRADE YOK
İşin en düşündürücü tarafı ise şu:
Sorun bilinmiyor değil…
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından 2025-2026 yatırım programı kapsamında Silvan’ın altyapı projesi hazırlandı, ihale süreci tamamlandı.
Yani kağıt üzerinde her şey hazır.
Peki sahada ne var?
Hiçbir şey.
Ne bir kazı çalışması, ne bir başlangıç, ne de somut bir adım…
Üstelik aynı proje kapsamında yer alan Ergani ilçesinde çalışmalar başlamış durumda. Yani mesele imkânsızlık değil.
Peki o zaman Silvan neden bekletiliyor?
SİLVAN NEDEN HEP GERİDE?
Bu sorunun cevabı artık sadece teknik değil, aynı zamanda siyasi ve yönetsel bir sorudur.
Silvan her alanda olduğu gibi altyapıda da geri bırakılıyor.
Yıllardır çözülmeyen bu sorun artık “alışılmış bir sorun” haline getirildi.
Ama vatandaş alışmadı…
Her yağmurda evine su giren, sokağında yürüyemeyen, çocuğunu okula gönderirken endişe eden insanlar bu duruma tepkili.
YEREL YÖNETİMLER NEREDE?
Mevcut belediye yönetiminin bu konuda yetersiz kaldığı açıkça görülüyor.
Sorun ortada, çözüm belli ama ortada bir irade yok.
Silvan’ın en temel ihtiyacı olan altyapı meselesi hâlâ çözülemiyorsa, burada ciddi bir yönetim zafiyeti vardır.
Belediyecilik sadece sosyal medya paylaşımlarıyla olmaz.
Belediyecilik, vatandaşın yağmurda çamura batmadığı bir şehir kurmaktır.
BU ŞEHRİN SAHİBİ YOK MU?
Bugün Silvanlıların sorduğu soru çok net:
“Bu şehir sahipsiz mi?”
Yatırım programına alınan bir proje neden başlatılmaz?
İhalesi biten bir iş neden bekletilir?
Ergani’de başlayan çalışma neden Silvan’da başlamaz?
Bu soruların cevabı verilmedikçe, Silvan’daki güvensizlik daha da büyüyecek.
Silvan artık günü kurtaran çözümler değil, kalıcı yatırımlar istiyor.
Bu şehir;
ne ihmal edilecek kadar küçük,
ne de kaderine terk edilecek kadar değersizdir.
Eğer bugün adım atılmazsa,
yarın aynı manşetleri yazmaya devam ederiz:
“Yağmur yağdı, Silvan yine teslim oldu…”
Ve biz yine sorarız:
Bu kader mi, yoksa göz göre göre gelen bir ihmal mi?