İhsan Yılmaz
Köşe Yazarı
İhsan Yılmaz
 

Anadil Yasağı Anayasa’ya Ne Zaman Girdi?

Türkiye’de bazı sorular vardır; sorulması bile rahatsız eder. Cevabı bilinse de yüksek sesle dile getirilmesi istenmez. Anadil meselesi de tam olarak böyle bir konu. Kürtçe, bu ülkede “yabancı dil” bile değildir. İngilizce öğrenebilirsiniz, Almanca eğitim alabilirsiniz, Fransızca kurs açabilirsiniz. Ama Kürtçe söz konusu olduğunda devletin dili değişir: “Konu hassas…” Oysa sorumuz basit: Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi? Cumhuriyetin dört anayasası oldu: 1921, 1924, 1961 ve 1982. Bu dört metne baktığınızda, yasakların bir anda değil, adım adım inşa edildiğini görüyorsunuz. 1921 Anayasası, Kurtuluş Savaşı’nı yöneten Meclis tarafından kabul edilmişti. 23 maddelik kısa bir metindi. Ne resmî dil tanımı vardı, ne anadil yasağı, ne de kültürel inkâr. Hatta yerel yönetimlere yetki tanıyan, adem-i merkeziyetçi bir ruh taşıyordu. Cumhuriyet bile bu anayasa içinde yapılan bir madde değişikliğiyle ilan edildi. Kısacası, 1921 metni Kürtçeyi yasaklamadı. Çünkü henüz inkâr devlet politikası hâline gelmemişti. Asıl kırılma 1924 Anayasası ile başladı. Ulus-devlet kuruldu, tekçi bir yurttaşlık tanımı benimsendi. Anayasada açık bir “Kürtçe yasaktır” cümlesi yoktu ama zihniyet oradaydı. Resmî dil vurgusu, üniter yapı, “makbul vatandaş” anlayışı… Yasak kâğıtta değil, hayatta başladı. Okullarda, mahkemelerde, köy isimlerinde, sokaklarda… 1961 Anayasası ise daha özgürlükçü bir metin olarak sunuldu. Gerçekten de birçok alanda ilerlemeler sağlandı. Ama konu Kürtçe olunca, yine sessizlik hâkimdi. Anadil hakkı tanınmadı. Yasak anayasa metninde yoktu belki, ama kanunlar ve uygulamalar eliyle sürdürüldü. Devlet susuyordu, ama susturuyordu. Ve geldik 1982 Anayasası’na… Bu anayasa ile birlikte, yıllardır fiilen uygulanan yasak ilk kez açıkça yazıldı. 42. maddeye şu cümle kondu: “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.” İşte anadil yasağı tam olarak burada Anayasa’ya girdi. Net, tartışmasız ve bağlayıcı biçimde. Bu madde yalnızca Kürtçeyi hedef alıyormuş gibi görünmese de, herkes biliyordu: Bu cümlenin muhatabı Kürtlerdi. Böylece Kürtçe, yalnızca yasaklı bir dil değil; anayasa ihlali sayılan bir talep hâline getirildi. Bugün hâlâ Kürtçe “yabancı dil” olarak bile tanınmıyor. Çünkü yabancı diller öğretilir, Kürtçe ise görmezden gelinir. Bu bir hukuk meselesi değil, bir zihniyet meselesidir. Ve şunu açıkça söylemek gerekiyor: Anadilini yasaklayan bir devlet, eşit yurttaşlıktan söz edemez. Gerçek bir demokrasi, insanların hangi dili konuştuğuna değil, hangi haklara sahip olduğuna bakar. Anadil meselesi çözülmeden, ne yeni bir anayasa tartışması samimidir ne de “birlikte yaşama” söylemi inandırıcı. Çünkü inkâr üzerine kurulan hiçbir birlik, uzun ömürlü olmaz.
Ekleme Tarihi: 02 Şubat 2026 -Pazartesi
İhsan Yılmaz

Anadil Yasağı Anayasa’ya Ne Zaman Girdi?

Türkiye’de bazı sorular vardır; sorulması bile rahatsız eder.

Cevabı bilinse de yüksek sesle dile getirilmesi istenmez.

Anadil meselesi de tam olarak böyle bir konu.

Kürtçe, bu ülkede “yabancı dil” bile değildir.

İngilizce öğrenebilirsiniz, Almanca eğitim alabilirsiniz, Fransızca kurs açabilirsiniz.

Ama Kürtçe söz konusu olduğunda devletin dili değişir:

“Konu hassas…”

Oysa sorumuz basit:

Anadil yasağı Anayasa’ya ne zaman girdi?

Cumhuriyetin dört anayasası oldu: 1921, 1924, 1961 ve 1982.

Bu dört metne baktığınızda, yasakların bir anda değil, adım adım inşa edildiğini görüyorsunuz.

1921 Anayasası, Kurtuluş Savaşı’nı yöneten Meclis tarafından kabul edilmişti.

23 maddelik kısa bir metindi.

Ne resmî dil tanımı vardı,

ne anadil yasağı,

ne de kültürel inkâr.

Hatta yerel yönetimlere yetki tanıyan, adem-i merkeziyetçi bir ruh taşıyordu.

Cumhuriyet bile bu anayasa içinde yapılan bir madde değişikliğiyle ilan edildi.

Kısacası, 1921 metni Kürtçeyi yasaklamadı.

Çünkü henüz inkâr devlet politikası hâline gelmemişti.

Asıl kırılma 1924 Anayasası ile başladı.

Ulus-devlet kuruldu, tekçi bir yurttaşlık tanımı benimsendi.

Anayasada açık bir “Kürtçe yasaktır” cümlesi yoktu ama zihniyet oradaydı.

Resmî dil vurgusu, üniter yapı, “makbul vatandaş” anlayışı…

Yasak kâğıtta değil, hayatta başladı.

Okullarda, mahkemelerde, köy isimlerinde, sokaklarda…

1961 Anayasası ise daha özgürlükçü bir metin olarak sunuldu.

Gerçekten de birçok alanda ilerlemeler sağlandı.

Ama konu Kürtçe olunca, yine sessizlik hâkimdi.

Anadil hakkı tanınmadı.

Yasak anayasa metninde yoktu belki,

ama kanunlar ve uygulamalar eliyle sürdürüldü.

Devlet susuyordu, ama susturuyordu.

Ve geldik 1982 Anayasası’na…

Bu anayasa ile birlikte, yıllardır fiilen uygulanan yasak ilk kez açıkça yazıldı.

42. maddeye şu cümle kondu:

“Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez.”

İşte anadil yasağı tam olarak burada Anayasa’ya girdi.

Net, tartışmasız ve bağlayıcı biçimde.

Bu madde yalnızca Kürtçeyi hedef alıyormuş gibi görünmese de, herkes biliyordu:

Bu cümlenin muhatabı Kürtlerdi.

Böylece Kürtçe, yalnızca yasaklı bir dil değil;

anayasa ihlali sayılan bir talep hâline getirildi.

Bugün hâlâ Kürtçe “yabancı dil” olarak bile tanınmıyor.

Çünkü yabancı diller öğretilir,

Kürtçe ise görmezden gelinir.

Bu bir hukuk meselesi değil,

bir zihniyet meselesidir.

Ve şunu açıkça söylemek gerekiyor:

Anadilini yasaklayan bir devlet,

eşit yurttaşlıktan söz edemez.

Gerçek bir demokrasi,

insanların hangi dili konuştuğuna değil,

hangi haklara sahip olduğuna bakar.

Anadil meselesi çözülmeden,

ne yeni bir anayasa tartışması samimidir

ne de “birlikte yaşama” söylemi inandırıcı.

Çünkü inkâr üzerine kurulan hiçbir birlik, uzun ömürlü olmaz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.