Gazetecilik yalnızca yaşanan bir sorunu haberleştirip kamuoyuna duyurmak değildir. Gazetecilik aynı zamanda halkın sesini yetkililere ulaştırmak, çözülmeyen sorunların takipçisi olmak ve olumlu bir adım atıldığında bunu da aynı açıklıkla kamuoyuyla paylaşmaktır.
Geçtiğimiz hafta Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi’nde yaklaşık üç aydır Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanının bulunmaması nedeniyle yaşanan mağduriyeti gazetemizin manşetine taşıdık.
Özellikle sağlık kurulu işlemleri için hastaneye başvuran vatandaşlarımız KBB uzmanı bulunmadığı için işlemlerini tamamlayamıyor, beklemek ya da başka sağlık kuruluşlarına gitmek zorunda kalıyordu. Vatandaşın yaşadığı bu mağduriyeti görmezden gelemezdik. Çünkü yerel basının asli görevlerinden biri, halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen sorunları görünür kılmaktır.
Haberimizin ardından önemli bir gelişme yaşandı.
Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi için KBB uzmanının yanı sıra Acil Tıp, Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları branşlarında da uzman hekim kadrolarının gündeme alınması sevindiricidir.
Burada bir gazeteci olarak hakkı teslim etmek gerektiğine inanıyorum.
Vatandaşın sesine duyarsız kalmayan Sağlık Bakanlığına ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne teşekkür ediyorum.
Eleştirdiğimiz zaman nasıl açıkça eleştiriyorsak, sorun karşısında çözüm iradesi ortaya koyan kurumlara da teşekkür etmesini bilmeliyiz. Gazeteciliğin güvenilirliği de bunu gerektirir.
Hastanenin çatısını da gündeme getirmiştik
Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi ile ilgili gündeme taşıdığımız tek sorun KBB uzmanı eksikliği değildi.
Kış aylarında hastanenin çatısından su aktığını haberleştirmiş, böylesine önemli bir sağlık kuruluşunda yaşanan fiziki sorunun giderilmesi gerektiğini kamuoyuna duyurmuştuk.
Bu haberimizin ardından gerekli fizibilite çalışmalarının yapıldığını ve çatının onarım çalışmalarının yaklaşık bir ay önce başlatıldığını öğrendik. Bugün gelinen noktada çalışmaların bitme aşamasına ulaşmış olması da Silvan adına sevindirici bir gelişmedir.
Demek ki sorunlar dile getirildiğinde, takip edildiğinde ve ilgili kurumlar sorumluluk aldığında çözüm üretilebiliyor.
İşte yerel basının önemi tam da burada ortaya çıkıyor.
Bizim görevimiz bir kurumu yıpratmak, bir yöneticiyi hedef göstermek veya sürekli olumsuzluk üretmek değildir. Bizim görevimiz gördüğümüz eksikliği yazmak, vatandaşın talebini aktarmak ve kamu kaynaklarıyla hizmet veren kurumların daha iyi hizmet sunmasına katkıda bulunmaktır.
Sorun çözülmüşse onu da yazarız.
Çünkü mesele kimin haklı çıktığı değil, Silvan halkının hizmet almasıdır.
Peki milletvekillerimiz nerede?
Tam da burada başka bir soruyu sormak gerekiyor.
Bölge milletvekilleri, özellikle de Silvanlı milletvekilleri Silvan'ın sorunları konusunda neden daha görünür ve daha etkin değiller?
Milletvekilliği yalnızca Ankara'da Meclis sıralarında oturmak değildir. Milletvekilliği, sizi oraya gönderen insanların sorunlarını dinlemek, takip etmek ve çözüm için ilgili kurumların kapısını çalmaktır.
Silvan'ın sağlık sorunu var.
Yol sorunu var.
Esnafın sorunları var.
Kırsal mahallelerin altyapı ve iletişim sorunları var.
Gençlerin beklentileri, çiftçinin sıkıntıları, işsizlik ve ekonomik sorunlar var.
Peki bunların kaçı seçim dönemi dışında milletvekillerinin gerçek gündemine giriyor?
Biz milletvekillerimizi sadece seçimden seçime Silvan'da görmek istemiyoruz.
Seçim yaklaşınca ilçeye gelmek, esnafın elini sıkmak, birkaç çay içmek, fotoğraf çektirmek ve ardından Ankara'ya dönmek siyaset olmamalıdır.
Vatandaş artık bunun ötesinde bir temsil anlayışı bekliyor.
Silvan'ın insanı sadece sandıkta hatırlanmasın
Bir milletvekili seçim olmadığı bir dönemde de Silvan'a gelmeli.
Devlet Hastanesine gidip “Eksikleriniz nelerdir?” diye sormalı. Esnafın dükkânına oturup ekonomik sıkıntısını dinlemeli. Muhtarlarla görüşmeli. Kırsal mahallelere gitmeli. Gençlerle konuşmalı. Vatandaşın kapısını çalıp “Bir sorununuz var mı?” diyebilmeli.
Siyaset yalnızca oy istemek değildir.
Siyaset, oy aldıktan sonra o oyun sorumluluğunu taşımaktır.
Silvan halkı seçim dönemlerinde hatırlanacak bir oy deposu değildir.
Bu ilçenin insanları kendilerini temsil eden milletvekillerini iyi gününde de kötü gününde de yanında görmek istiyor. Sorun ortaya çıktıktan sonra gazetecilerin yazmasını beklemek yerine, milletvekillerinin ve siyasi temsilcilerin sahada bu sorunları önceden görmesini bekliyor.
Hele ki Silvanlı olup bu toprakların sorunlarını yakından bilen milletvekillerinin sorumluluğu bana göre çok daha büyüktür.
Çünkü insan doğduğu, büyüdüğü veya kendisini ait hissettiği memleketin sorunlarına yabancı kalmamalıdır.
Eleştiri kadar teşekkür de görevimizdir
Biz gazeteciler gerektiğinde eleştireceğiz.
Eksiklik varsa yazacağız.
Hizmet aksıyorsa soracağız.
Vatandaş mağdursa sesini duyuracağız.
Ama bir sorun çözüldüğünde teşekkür etmekten de geri durmayacağız.
Bu nedenle hem KBB uzmanı başta olmak üzere eksik branşlara yönelik atama iradesi hem de hastanenin çatısındaki sorunun giderilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar nedeniyle Sağlık Bakanlığına ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne bir kez daha teşekkür ediyorum.
Şimdi beklentimiz, uzman hekim atamalarının en kısa sürede tamamlanması ve vatandaşlarımızın aylardır yaşadığı mağduriyetin fiilen sona ermesidir.
Aynı duyarlılığı bölge milletvekillerinden ve Silvan'ın siyasi temsilcilerinden de görmek istiyoruz.
Kapımız da kalemimiz de herkese açık.
Gelsinler, Silvan'ın sokaklarında dolaşsınlar. Hastanenin koridorlarına girsinler. Esnafın çayını içsinler. Köylünün, çiftçinin, gencin, yaşlının derdini dinlesinler.
Ama bunu seçimden seçime değil, her zaman yapsınlar.
Çünkü Silvan'ın sorunları seçim takvimine göre ortaya çıkmıyor.
Bu halkın milletvekiline yalnızca sandık başında değil, sorun yaşadığı gün de ihtiyacı var.
Ve biz yerel basın olarak dün olduğu gibi bugün de Silvan'ın sorunlarını yazmaya, çözümün takipçisi olmaya ve halkın sesini duyurmaya devam edeceğiz.