Pazartesi akşamı Amedspor-Trabzonspor karşılaşmasını izlerken benim için heyecan maç başlamadan önce başlamıştı. Çünkü karşılaşma öncesinde yaptığım değerlendirmede skor tahminimi sosyal medya hesaplarımdan “Amedspor 2-1 Trabzonspor” olarak paylaşmıştım.
Doksan dakika sona erdiğinde hem Amedspor kazanmış hem de tahminim gerçekleşmişti.
Ama benim açımdan asıl önemli olan skor tahmininin tutması değil, Amedspor’un sahada ortaya koyduğu mücadele ve özellikle ikinci yarıda verdiği mesajdı:
Bu Amedspor, eksiklerini giderirse çok can yakar.
İlk Gol Tedirginlik Yarattı, İnanç Kaybolmadı
Amedspor maçlarını izlemek benim için her zaman farklı bir heyecan ve keyif taşıyor. Trabzonspor’un ilk golü bulmasıyla basın tribününde doğal olarak büyük bir tedirginlik oluştu.
Ben ise Amedspor’un maçı çevireceğine olan inancımı koruyor, yanımdaki arkadaşlarıma da bunu söylüyordum.
İlk yarının sonlarına doğru Amedspor’un kazandığı penaltının gole çevrilmesiyle skor 1-1’e geldi. Devre arasında basın tribününde ve kulislerde doğal olarak maçın analizi yapılıyordu. Herkes ikinci yarıda nasıl bir Amedspor izleyeceğimizi merak ediyordu.
Ve ikinci yarıyla birlikte sahada bambaşka bir Amedspor vardı.
İkinci Yarıdaki Amedspor Umut Verdi
Amedspor ikinci yarıda oyunun temposunu yükseltti. Atak üstüne atak geliştirdi ve Trabzonspor savunmasını ciddi anlamda zorlamaya başladı.
Özellikle Mehmet Yeşil’in oyuna dahil olması takımın temposunu ve mücadele gücünü artırdı. Bana göre maçın kırılma noktalarından biri de buydu.
Dakikalar 90’ı gösterirken Saba ustalığını bir kez daha konuşturdu. Attığı müthiş pasla Mehmet Yeşil’i topla buluşturdu. Mehmet Yeşil’in doğru pasında Orban topa dokundu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
Stadyum o anda adeta ayağa kalktı.
Skor: 2-1.
Amedspor adına sadece üç puanın değil, inancın ve mücadelenin de karşılığı olan bir galibiyetti.
Diagne Konusunda Acele Edilmemeli
Maç bize Amedspor’un güçlü yönleri kadar eksiklerini de gösterdi.
Bana göre Mbaye Diagne konusunda oyun planı yeniden değerlendirilmeli. Diagne’nin her karşılaşmada ilk 11’de başlaması yerine, maçın gidişatına göre oyuna dahil edilmesi Amedspor açısından daha verimli olabilir.
Çünkü modern futbolda sadece isimlerle değil, oyunun ihtiyaçlarına göre hareket etmek gerekiyor.
Mehmet Yeşil’in ikinci yarıda takıma kattığı tempo bunun en güzel örneklerinden biriydi.
Teknik heyetin oyunu doğru okuması ve doğru zamanda doğru oyuncuya yönelmesi uzun lig maratonunda Amedspor’un kaderini belirleyebilir.
Sol Ayaklı Stoper ve Orta Saha İhtiyacı
Takımda dikkatimi çeken bir diğer konu ise sol ayağını etkili kullanabilen bir stoper eksikliği.
Savunmadan oyun kurulumunda bu özellik önemli. Amedspor’un özellikle baskı altında kaldığı bölümlerde geriden çıkışlarda zaman zaman sorun yaşayabileceğini düşünüyorum.
Ayrıca orta sahanın yükünü paylaşabilecek, oyunun iki yönünü oynayabilen ve gerektiğinde takımın temposunu belirleyebilecek bir futbolcuya daha ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.
Bu eksiklikler giderildiği takdirde Amedspor’un kadro kalitesi çok daha farklı bir seviyeye ulaşacaktır.
Ve o zaman şimdiden söylüyorum:
Bu Amedspor ligde birçok takımın canını yakar.
Amedspor’un 12. Adamı Yine Görev Başındaydı
Amedspor’un en büyük gücünün ne olduğunu sorarsanız benim cevabım nettir:
Taraftarı.
Diyarbakır’da oluşan atmosfer rakip takım üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Trabzonspor karşılaşmasında da bunu bir kez daha gördük.
Takım geriye düştüğünde desteğini kesmeyen, beraberlik golünden sonra takımını yeniden ateşleyen ve ikinci yarıda galibiyet golünü isteyen bir tribün vardı.
Bu destek Amedspor için büyük bir avantaj.
Ancak burada önemli bir noktaya da değinmek gerekiyor.
Sahaya su şişesi ve benzeri maddeler atan bazı taraftarlara yine Amedspor taraftarlarının tepki göstermesini son derece değerli buluyorum.
Çünkü sahaya atılan her yabancı madde sonunda Amedspor’a ceza olarak geri dönüyor.
Taraftarların kendi aralarında, “Amedspor’a zarar veren kim olursa olsun böyle taraftar istemiyoruz” diyerek tepki göstermeleri tribün kültürü açısından önemli ve olumlu bir davranıştır.
Amedspor sevgisi kulübe zarar vermek değil, onu korumaktır.
Kırıp Dökmek Taraftarlık Değildir
Maçın ardından Trabzonspor taraftarlarının bulunduğu bölümde tuvalet ve lavabolara zarar verildiğine ilişkin görüntü ve iddialar da gündeme geldi.
Eğer bir stadyumda koltuk, tribün, lavabo veya tuvalet kırılıyorsa bunun adı taraftarlık değildir.
Geçtiğimiz hafta kendi statlarında benzer davranışlarla karşılaşınca tepki gösterenlerin, başka bir şehrin stadında aynı davranışı sergilemesi kabul edilemez.
Burada takım ayrımı da yapmıyorum.
Amedspor taraftarı da yapsa, Trabzonspor taraftarı da yapsa kınıyorum.
Futbol rekabettir, mücadeledir, heyecandır. Ama aynı zamanda centilmenliktir.
Rakibin stadına, tribününe veya ortak kullanım alanlarına zarar vermek hiçbir takımın taraftarına yakışmaz.
Fatih Tekke Dönemi de Diyarbakır'da Sona Erdi
Trabzonspor açısından bakıldığında ise zaten sıkıntılı bir süreçten geçen bir takım vardı.
Avrupa'da yaşanan hayal kırıklığının ardından Fatih Tekke'nin görevi bırakma düşüncesi gündeme gelmiş, yönetim ise teknik direktörüne sahip çıkmıştı.
Böylesine hassas bir dönemin ardından çıkılan Amedspor deplasmanı Trabzonspor açısından önemliydi. Ancak Diyarbakır'dan alınan 2-1'lik mağlubiyetin ardından Fatih Tekke ile yolların ayrılması, Trabzonspor cephesindeki krizin Amedspor karşılaşmasıyla yeni bir boyuta taşındığını gösterdi.
Bir anlamda Fatih Tekke'nin Trabzonspor serüveninin son durağı Diyarbakır oldu.
Bu Galibiyet Sadece Üç Puan Değil
Amedspor açısından bu karşılaşmayı yalnızca alınan üç puan üzerinden değerlendirmek eksik olur.
Bu maçta geriye düştükten sonra teslim olmayan bir takım gördük.
İkinci yarıda oyuna ağırlığını koymaya çalışan bir Amedspor gördük.
Kulübeden gelen oyuncuların maça etki edebildiğini gördük.
Ve en önemlisi, takımının arkasında doksan dakika duran muazzam bir taraftar gücünü bir kez daha gördük.
Elbette eksikler var.
Sol ayaklı bir stoper, orta sahada yükü paylaşabilecek kaliteli bir isim ve bazı oyuncuların kullanım biçiminde yapılacak doğru tercihler Amedspor'u çok daha güçlü hale getirebilir.
Bu takım henüz yolun başında.
Ama Trabzonspor karşılaşmasında ortaya çıkan bir gerçek var:
Amedspor forması sahada mücadeleyle, tribünde inançla birleştiğinde Diyarbakır'dan puan çıkarmak hiç kimse için kolay olmayacak.
Maçtan önce 2-1 Amedspor demiştim.
Tahmin tuttu.
Şimdi de bir başka tahminde bulunayım:
Eksikler doğru tamamlanır, teknik heyet oyunu doğru okur ve bu muhteşem taraftar desteği devam ederse, bu Amedspor daha çok takımın canını yakar.