İhsan Yılmaz
Köşe Yazarı
İhsan Yılmaz
 

Ekmeğe Gitti, Maça Düştü!

Ramazan akşamı… Evde hanım oruçlu, mutfakta iftar hazırlığı var. Tencereler kaynıyor, sofranın bir köşesi hazır ama bir eksik var: ekmek. Hanım sesleniyor: “Bir zahmet ekmek al da gel…” Adam çıkıyor evden. Niyeti gerçekten de ekmek almak. Ama Diyarbakır’ın sokaklarında yürürken insanın aklı bazen kalbinin peşine düşer. O kalp de o gün Amedspor’un maçına düşmüş. “Bir bakayım stada uğrayayım, nasıl olsa erken dönerim,” diyor kendi kendine. Stada bir giriyor ki… Ekmek aklından çıkıyor, Amedspor aklına giriyor. Tribünde yerini alıyor. Maç başlıyor. Ama sahada gördüğü Amedspor, taraftarın gönlündeki Amedspor değil. Toplar ağır… Paslar yorgun… Oyuncular sanki iftarı bekler gibi oynuyor. Tribünde oturan adam bir yandan maça bakıyor bir yandan da içinden geçiriyor: “Evde hanım oruçlu… Ekmek bekliyor… Ben burada ruhsuz bir futbol izliyorum…” Adamın içinden bir ses geliyor: “Keşke gerçekten ekmek alsaydım, en azından bir işe yarardı.” Tribünün bir başka köşesinde ise Karacadağ’dan gelen bir çoban var. Sabah erkenden koyunlarını almış dağa çıkmış. Ama gönlü yine Amedspor’da. Bir anda karar vermiş: “Bugün maç var. Koyunlar biraz otlasın, ben de gidip Amedspor’u izleyeyim.” Koyunları merada bırakmış, kendisi stada gelmiş. Maç başlıyor… Ama sahadaki oyun beklentilerin çok altında. Çoban bir yandan sahaya bakıyor, bir yandan aklından geçiriyor: “Keşke koyunları bırakıp gelmeseydim. En azından onlar sahadaki futbolculardan daha çok koşuyordu.” Tribünde oturanlar bazen sahaya bakıyor, bazen birbirine. Bir taraftarın dediği gibi: “Vallahi Karacadağ’daki koyunlar bile bugün daha istekli oynardı.” Türkiye 1. Ligi’nin ilk yarısını 4 puan farkla lider kapatan Amedspor, ikinci yarıda üst üste puan kaybetmeye başlayınca işler değişti. Rakipler birer birer yaklaşmaya başladı. Sonunda liderlik de gitti. Tribünlerde ise sabır yavaş yavaş tükeniyor. Taraftarın beklentisi büyük… Ama sahadaki futbol beklentilerin çok gerisinde. Futbolculardaki isteksizlik, oyundaki ruhsuzluk, doğal olarak tribündeki tepkiyi de büyütüyor. Zaman zaman tribünlerden yükselen sesler duyuluyor: “Yönetim istifa!” Ama mesele sadece yönetim mi, yoksa sahadaki ruh eksikliği mi… İşte onu da zaman gösterecek. O akşamın sonunda… Ekmek almaya çıkan adam eve dönüyor. Kapıyı açıyor. Hanım soruyor: “Ekmek nerede?” Adam mahcup: “Ekmek yok ama… Amedspor’un halini gördüm.” Hanım cevap veriyor: “Keşke ekmek getirseydin… En azından karnımız doyardı.” Amedspor şampiyon olur mu? Süper Lig’e çıkar mı? Bunu bugün kimse kesin söyleyemez. Ama bir gerçek var: Bu şehir Amedspor’u seviyor. Tribünler hâlâ umutla dolu. Şimdi hep birlikte bekleyip göreceğiz. Ama bir daha maça gidecek olanlara küçük bir tavsiye: Önce ekmeği alın… Sonra stada gidin.
Ekleme Tarihi: 10 Mart 2026 -Salı
İhsan Yılmaz

Ekmeğe Gitti, Maça Düştü!

Ramazan akşamı…
Evde hanım oruçlu, mutfakta iftar hazırlığı var. Tencereler kaynıyor, sofranın bir köşesi hazır ama bir eksik var: ekmek.

Hanım sesleniyor:
“Bir zahmet ekmek al da gel…”

Adam çıkıyor evden. Niyeti gerçekten de ekmek almak. Ama Diyarbakır’ın sokaklarında yürürken insanın aklı bazen kalbinin peşine düşer. O kalp de o gün Amedspor’un maçına düşmüş.

“Bir bakayım stada uğrayayım, nasıl olsa erken dönerim,” diyor kendi kendine.

Stada bir giriyor ki…
Ekmek aklından çıkıyor, Amedspor aklına giriyor.

Tribünde yerini alıyor.
Maç başlıyor.

Ama sahada gördüğü Amedspor, taraftarın gönlündeki Amedspor değil.

Toplar ağır…
Paslar yorgun…
Oyuncular sanki iftarı bekler gibi oynuyor.

Tribünde oturan adam bir yandan maça bakıyor bir yandan da içinden geçiriyor:

“Evde hanım oruçlu…
Ekmek bekliyor…
Ben burada ruhsuz bir futbol izliyorum…”

Adamın içinden bir ses geliyor:
“Keşke gerçekten ekmek alsaydım, en azından bir işe yarardı.”

Tribünün bir başka köşesinde ise Karacadağ’dan gelen bir çoban var.

Sabah erkenden koyunlarını almış dağa çıkmış. Ama gönlü yine Amedspor’da.

Bir anda karar vermiş:

“Bugün maç var. Koyunlar biraz otlasın, ben de gidip Amedspor’u izleyeyim.”

Koyunları merada bırakmış, kendisi stada gelmiş.

Maç başlıyor…
Ama sahadaki oyun beklentilerin çok altında.

Çoban bir yandan sahaya bakıyor, bir yandan aklından geçiriyor:

“Keşke koyunları bırakıp gelmeseydim.
En azından onlar sahadaki futbolculardan daha çok koşuyordu.”

Tribünde oturanlar bazen sahaya bakıyor, bazen birbirine.

Bir taraftarın dediği gibi:

“Vallahi Karacadağ’daki koyunlar bile bugün daha istekli oynardı.”

Türkiye 1. Ligi’nin ilk yarısını 4 puan farkla lider kapatan Amedspor, ikinci yarıda üst üste puan kaybetmeye başlayınca işler değişti.

Rakipler birer birer yaklaşmaya başladı.
Sonunda liderlik de gitti.

Tribünlerde ise sabır yavaş yavaş tükeniyor.

Taraftarın beklentisi büyük…
Ama sahadaki futbol beklentilerin çok gerisinde.

Futbolculardaki isteksizlik,
oyundaki ruhsuzluk,
doğal olarak tribündeki tepkiyi de büyütüyor.

Zaman zaman tribünlerden yükselen sesler duyuluyor:

“Yönetim istifa!”

Ama mesele sadece yönetim mi, yoksa sahadaki ruh eksikliği mi…
İşte onu da zaman gösterecek.

O akşamın sonunda…
Ekmek almaya çıkan adam eve dönüyor.
Kapıyı açıyor.
Hanım soruyor:
“Ekmek nerede?”
Adam mahcup:
“Ekmek yok ama…
Amedspor’un halini gördüm.”
Hanım cevap veriyor:
“Keşke ekmek getirseydin…
En azından karnımız doyardı.”

Amedspor şampiyon olur mu?
Süper Lig’e çıkar mı?

Bunu bugün kimse kesin söyleyemez.

Ama bir gerçek var:

Bu şehir Amedspor’u seviyor.
Tribünler hâlâ umutla dolu.
Şimdi hep birlikte bekleyip göreceğiz.
Ama bir daha maça gidecek olanlara küçük bir tavsiye:

Önce ekmeği alın…
Sonra stada gidin.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.