Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın 3 Ekim’de gerçekleştirilen seçimlerini yalnızca bir yönetimin güven tazelemesi olarak okumak eksik olur. Bu seçimin dikkat çekici tarafı, tek listeyle gidilen sandığa gösterilen ilgi ve iş dünyasının ortaya koyduğu birliktelikti.
Seçim haberlerine göre yaklaşık 4 bin üye oy kullandı; 16 meslek komitesinin tamamını Mavi Liste kazandı ve Mehmet Kaya yeniden başkan seçildi. Kaya’nın açıklamasına göre oy kullananların sayısı önceki seçime kıyasla yaklaşık yüzde 50 arttı. Burada söz konusu olan, katılım oranının yüzde 50 olması değil, sandığa giden üye sayısındaki artıştır.
Tek listenin bulunduğu bir seçimde üyelerin sandığa gitmesi önemlidir. Çünkü sonuç konusunda belirsizliğin az olduğu seçimlerde katılım isteği de zayıflayabilir. Bu nedenle ortaya çıkan ilgiyi, benim açımdan, üyelerin odanın geleceğine sahip çıkma iradesi olarak değerlendirmek mümkündür.
Ancak bu güvenin karşılığı yalnızca teşekkür olmamalıdır. Güven, beraberinde daha fazla çalışma, daha fazla şeffaflık ve daha fazla sorumluluk getirir.
Mehmet Kaya’nın seçim sonrasında söylediği şu söz, yeni dönemin ölçüsü olmaya adaydır:
“Mesajın farkındayız. Sorumluluğumuzun farkındayız.”
Şimdi asıl mesele, bu sorumluluğun üyelerin günlük hayatına nasıl yansıyacağıdır.
İstişare sandıktan sonra da sürmeli
Seçim sürecinin arka planında görüşmeler ve ortak hareket etme arayışı bulunuyor. Kaya, ağustos ayında yaptığı açıklamada kadın meclisi, kadın ve genç girişimciler, iş konseyi ve yüksek istişare kurulu gibi yapıların görüşlerinin alınacağını ifade etmişti. Seçim günü ise iş dünyasını temsil eden sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan görüşmeler sonucunda mevcut yönetimin değişikliklerle devam etmesi yönünde bir kent mutabakatı oluştuğunu söyledi.
Bu yaklaşımın değerini belirleyecek olan, seçim sonrasında da devam etmesidir.
Ortak yönetim anlayışı; farklı görüşleri dinlemek, eleştirilere alan açmak ve küçük işletmelerin sesini büyük yatırımcıların sesi kadar önemsemekle güçlenir. Tek liste etrafında oluşan birliktelik, farklı düşüncelerin de kendini rahatlıkla ifade edebildiği bir çalışma kültürüne dönüşmelidir.
Sandığa gidenlerin de gitmeyenlerin de odası aynı odadır.
Kaya’nın konuşmalarında öne çıkan yön: Bölgesel kalkınma
Mehmet Kaya’nın açıklamalarında dikkat çeken temel başlıklardan biri, Diyarbakır’ın ekonomik geleceğini bölgeyle birlikte ele alma çağrısıdır. Seçim sonrasında bölgesel kalkınmaya odaklanan bir DTSO hedeflediklerini; iş dünyası ve sivil toplumla birlikte yoksulluğa karşı daha güçlü bir ses oluşturmayı amaçladıklarını anlattı. Çatışmalı yılların ekonomik tahribatına, beyin ve sermaye göçüne de dikkat çekti.
Seçim öncesindeki DİMDER buluşmasında kullandığı şu ifade ise bu yaklaşımın en vurgulayıcı cümlelerinden biriydi:
“Ankara’dan yazılan reçeteler bu bölgenin kalkınmasını sağlayamıyor.”
Bu sözün benim için anlamı açıktır: Bölgenin ihtiyaçlarını bilen insanların hazırladığı projeler, kalkınma politikalarının merkezinde yer almalıdır.
Merkezi yönetimle diyalog kurulmalı; fakat yerelin bilgisi, deneyimi ve öncelikleri de karar süreçlerine taşınmalıdır. Diyarbakır’ın üretim gücü çevre illerle kurulacak ticari ilişkiler, ortak yatırımlar ve birbirini tamamlayan sektörlerle büyütülebilir.
Yeni dönemin başarısı sahada görülecek
Kaya, seçim öncesi konuşmasında finansmana erişim sorunlarına da değindi. Üç kamu bankasının genel müdürünü Diyarbakır’da iş insanlarıyla buluşturduklarını anlattı; inşaat sektöründe kümelenme ve malzeme satıcılarını bir merkezde toplama hedeflerinden söz etti.
Bunlar yeni dönem açısından takip edilmesi gereken somut başlıklardır.
Benim beklentim, çalışmaların açık hedeflerle yürütülmesi ve sonuçlarının üyelerle düzenli paylaşılmasıdır. Kaç işletmenin finansmana erişimi kolaylaştı? Kaç yeni istihdam oluştu? Kadınlar ve gençler üretime hangi imkânlarla katıldı? İlçeler bu çalışmalardan nasıl yararlandı?
Silvan’dan Bismil’e, Ergani’den Çermik’e kadar ilçelerdeki işletmelerin ihtiyaçlarının da yeni dönemin gündeminde güçlü biçimde yer almasını önemsiyorum. Mesleki eğitimden yatırım hazırlıklarına, üreticinin pazara erişiminden küçük işletmelerin desteklenmesine kadar uzanan bir çalışma anlayışı, odanın kentle bağını daha da güçlendirecektir.
Mehmet Kaya ve ekibine başarılar diliyorum
Seçim sürecine katkı sunan, sandığa giderek iradesini ortaya koyan bütün üyelerin emeği değerlidir.
Mehmet Kaya’yı ve ekibini kutluyor, yeni dönemde başarılar diliyorum. Paylaşma ve dayanışma kültürünü geliştiren, farklı kesimleri ortak hedeflerde buluşturan çalışmaların sürmesini temenni ediyorum.
Diyarbakır’ın ihtiyacı; güveni üretime, dayanışmayı istihdama, ortak aklı somut projelere dönüştüren bir yönetim anlayışıdır.
Sandıkta verilen güvenin en güçlü karşılığı, insanların hayatında hissedilen başarı olacaktır.