Çalışmalar bilinçli olarak mı yavaşlatıldı, yaklaşık 500 işçi neden çıkarıldı?
Silvan Barajı Sulama Tüneli, yalnızca devasa bir inşaat projesi değildir. Bu proje; Diyarbakır’ın tarımı, bölgenin ekonomisi ve binlerce insanın geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Resmî açıklamalara göre Silvan Sulama Tüneli 13 bin 236 metre uzunluğunda, yaklaşık 10 metre iç çapında ve saniyede 212 metreküp su taşıma kapasitesine sahip. Proje tamamlandığında 2 milyon 350 bin dekar tarım arazisinin suyla buluşturulması hedefleniyor. Silvan Tüneli İkmali 2. Kısım Projesi’nin sözleşmesinin Mayıs 2023’te imzalandığı ve çalışmaların 2027 yılında tamamlanmasının planlandığı belirtiliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı da projenin tamamlanmasıyla bölge ekonomisine yıllık yaklaşık 43 milyar lira katkı sağlanacağını, doğrudan ve dolaylı istihdamın 305 bin kişiye ulaşacağını açıkladı.
Bütün bunlar umut verici…
Ancak sahadan yükselen iddialar ve cevap bekleyen sorular, bu büyük projenin geleceğine ilişkin ciddi bir belirsizlik oluşturuyor.
Patlama ve göçük iddiaları açıklığa kavuşturulmalı
Edindiğimiz bilgilere ve vatandaşların iddialarına göre Silvan Sulama Tüneli’nde bir patlama ve ardından göçük meydana geldi. Delici makinelerin balçığa saplandığı, çalışmaların ciddi ölçüde yavaşladığı veya bazı bölümlerde durma noktasına geldiği ileri sürülüyor.
Bu iddialar doğru mudur?
Tünelde teknik bir kaza, patlama ya da göçük yaşanmış mıdır?
Delici makineler balçığa saplanmış mıdır?
Çalışmalara geçici olarak mı ara verilmiştir, yoksa proje takvimini etkileyecek daha ciddi bir sorun mu bulunmaktadır?
Web üzerinde yaptığımız taramada, söz konusu patlama, göçük ve işten çıkarmalarla ilgili DSİ ya da yüklenici şirket tarafından yayımlanmış ayrıntılı bir resmî açıklamaya rastlamadık. Bu nedenle kamuoyuna yansıyan bilgileri kesinleşmiş gerçekler olarak değil, cevap bekleyen ciddi iddialar olarak değerlendiriyoruz.
Yaklaşık 500 işçi neden çıkarıldı?
Vatandaşlardan ve işçilerden tarafımıza ulaşan bilgilere göre şantiyede çalışan personel, ani bir kararla peyderpey işten çıkarılmaya başlandı. İşten çıkarılanların sayısının yaklaşık 500’e ulaştığı ileri sürülüyor.
Aynı zamanda Limak tarafında yürütülen çalışmaların son dönemde yavaşlatıldığı da iddialar arasında bulunuyor.
Şimdi kamuoyu adına soruyoruz:
Yaklaşık 500 işçi neden işten çıkarıldı?
İşten çıkarmaların tünelde meydana geldiği ileri sürülen teknik sorunlarla bir bağlantısı var mı?
Çalışmalara ara mı veriliyor?
Projenin finansmanında, teknik altyapısında veya iş programında bir problem mi yaşanıyor?
Tünel çalışmalarının bilinçli olarak durdurulduğu ya da yavaşlatıldığı yönündeki iddialar doğru mu?
Projenin 2027 yılında tamamlanacağı yönündeki resmî hedef hâlâ geçerli mi?
İstihdam sağlayacağı açıklanan böylesine büyük bir projede yüzlerce işçinin işsiz kalması, yalnızca çalışanları değil ailelerini ve bütün Silvan ekonomisini ilgilendiriyor. Dolayısıyla bu soruların açık, net ve belgeli biçimde cevaplandırılması gerekiyor.
Bir telefon görüşmesi ve kabul edilemez üslup
İlk haberimizin yayımlanmasının ardından kendisini Baraj Tüneli Müdürü olarak tanıtan ve adının Barış olduğunu söyleyen bir kişi tarafından telefonla arandım.
Söz konusu kişi, haberin doğru olmadığını ifade etmek yerine sağlıklı bir bilgilendirme yapmayı ve iddialara tek tek cevap vermeyi tercih etmedi. Görüşme sırasında, “Sen ne biçim haber yapıyorsun?”, “Bu haber doğru değil” ve “Sen bana soru soramazsın” şeklinde ifadeler kullandı.
Ben de kendisine, haberde gerçeğe aykırı olduğunu düşündüğü bir husus bulunması hâlinde düzeltme ve cevap hakkını kullanabileceğini, ayrıca yasal yollara başvurabileceğini söyledim. Ancak hiçbir yetkilinin bir gazeteciyle sert, küçümseyici veya tehdit izlenimi uyandıran bir üslupla konuşamayacağını da açıkça belirttim.
Burada altını çizmem gereken önemli bir nokta var:
Biz kimseyi peşinen suçlamıyoruz. Hiç kimseyi hedef göstermiyoruz. Yaşandığı ileri sürülen olaylarla ilgili kamuoyu adına soru soruyoruz.
Bir gazeteciye “Bana soru soramazsın” demek, soruları ortadan kaldırmaz. Tam tersine, kamuoyundaki şüpheleri daha da artırır.
Gazeteciler soru sorar
Gazetecilik, yalnızca yapılan resmî açıklamaları yayımlamak değildir. Gazetecilik; sahaya inmek, vatandaşın sesini dinlemek, işçinin yaşadığı mağduriyeti gündeme taşımak ve kamu kaynaklarıyla yürütülen projelerin akıbetini sorgulamaktır.
Gazeteciler toplumun aynasıdır ve kamu adına görev yapar.
Bugüne kadar kimsenin kalemşörlüğünü yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız. Doğru yapılan her çalışmaya destek veririz. Eksik veya yanlış gördüğümüz her konuyu da gazetecilik ilkelerine bağlı kalarak kamuoyunun gündemine taşırız.
Silvan’a hizmet edecek herkesin yanında olmaya devam edeceğiz. İlçemizin kazanımları için yalnızca elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymayı görev biliyoruz. Ancak bu yaklaşımımız, kamuoyunu ilgilendiren meselelerde susacağımız anlamına gelmez.
Beklentimiz tehdit değil, açıklamadır
Silvan’da görev yapan bütün yüklenici şirketlerin yöneticileri ve yetkilileri bu ilçenin misafiridir. İşlerini tamamladıktan sonra başka projelerde görev alabilirler. Fakat Silvan halkı burada yaşamaya devam edecek; projenin yararını da gecikmesinin zararını da bu halk görecektir.
Bu nedenle beklentimiz son derece açıktır:
Tehdit izlenimi uyandıran bir üslup değil, şeffaf bir açıklama istiyoruz.
DSİ Genel Müdürlüğü, DSİ 10. Bölge Müdürlüğü ve yüklenici şirketler kamuoyunu bilgilendirmelidir. Patlama ve göçük iddialarına, çalışmaların mevcut durumuna ve yaklaşık 500 işçinin çıkarıldığı yönündeki bilgilere açıkça cevap verilmelidir.
Bizim sorularımız ortadadır.
Cevap hakkı bütün taraflara açıktır.
Silvan halkının bilgilendirilmesi ise bir tercih değil, kamusal sorumluluktur.
Not: Yazıda aktarılan patlama, göçük ve yaklaşık 500 işçinin çıkarıldığı yönündeki bilgiler vatandaşların ve saha kaynaklarının iddialarına dayanmaktadır. Konuyla ilgili resmî kurumların ve yüklenici şirketlerin yapacağı açıklamalar, cevap ve düzeltme hakkı kapsamında yayımlanacaktır.