İhsan Yılmaz
Köşe Yazarı
İhsan Yılmaz
 

Kürt Oyları, Türk Solu ve DEM Parti’nin Yol Ayrımı

Meclis’te Çözüm Komisyonu’nun nihai raporu oylanırken ortaya çıkan tablo, yalnızca bir oylama sonucu değil; siyasal hafızaya not düşülecek bir duruş meselesidir. EMEP, TİP milletvekilleri ve Türkan Elçi’nin “ret” oyu kullanması, Türkiye siyasetinde uzun süredir tartışılan bir çelişkiyi yeniden görünür kıldı. Bu tablo bize bir gerçeği tekrar hatırlattı: Kürt meselesi söz konusu olduğunda Türkiye solu çoğu zaman teoride güçlü, pratikte zayıf kalmıştır. Türk Solu ve Kürt Gerçeği Türkiye’de sol siyaset, tarih boyunca “eşitlik”, “halkların kardeşliği”, “özgürlük” söylemleri üretmiştir. Ancak Kürt meselesi somut bir politik risk alanına dönüştüğünde, bu söylemin arkasında durma cesareti çoğu zaman gösterilememiştir. Kürt seçmenin oylarıyla parlamentoya giren bazı yapılar, kritik eşiklerde Kürt halkının beklentileriyle örtüşmeyen tercihler yapmıştır. Bu yalnızca bugünün değil, geçmişin de bir tartışmasıdır. Kürt seçmen, yıllardır stratejik oy kullanıyor. “Daha güçlü demokrasi” adına, “faşizme karşı blok” adına, “otoriterliğe karşı birlik” adına destek veriyor. Ancak bu destek çoğu zaman tek taraflı bir fedakârlığa dönüşüyor. Soru açık: Kürt oylarıyla Meclis’e giren yapılar, Kürt halkının tarihsel talepleri söz konusu olduğunda aynı netlikte durabiliyor mu? DEM Parti İçin Alarm Zilleri Ancak mesele yalnızca EMEP ya da TİP değil. Asıl tartışılması gereken DEM Parti’nin kendi siyasal stratejisidir. Bugün DEM Parti’nin oy oranı yüzde 13’lerden daha aşağıya gerilemişse, bunun nedenleri dış aktörlerden önce iç siyasette aranmalıdır. Eğer mevcut kadrolar ve mevcut siyasal akıl, aynı yöntem ve aynı reflekslerle devam ederse; Eğer seçmenle bağ zayıflar, yerel örgütler hantallaşır ve toplumsal karşılık küçülürse; Eğer parti, kendi tabanının nabzını tutmak yerine konjonktürel ittifak hesaplarına sıkışırsa; O zaman yüzde 7 barajı yalnızca teorik bir ihtimal değil, gerçek bir risk haline gelir. Bu bir kehanet değil, siyasi matematiğin sonucudur. Değişim Kaçınılmaz mı? DEM Parti’nin önünde iki yol var: Mevcut kadro ve siyaset tarzıyla devam edip erime riskini büyütmek. Radikal bir yenilenmeye giderek, en az yüzde 80 oranında bir kadro ve siyasal dil değişimine cesaret etmek. Siyasette değişim bir zayıflık değil, zorunluluktur. Toplum değişiyor, Kürt gençliği değişiyor, beklentiler değişiyor. 1990’ların diliyle 2026’nın siyasetini yapmak mümkün değildir. Tarihsel Bir Soru Türk solu gerçekten Kürtlerin yanında mı durdu, yoksa Kürtlerin yanında görünerek siyasal alan mı kazandı? Bu sorunun cevabı bugünkü oylamada saklıdır. Kürt seçmen artık daha bilinçli, daha sorgulayıcı ve daha hesap soran bir noktada. Kim gerçekten yanlarında duruyor, kim yalnızca seçim dönemlerinde hatırlıyor — bunu ayırt edebilecek siyasal olgunluğa sahip. Bu notu bir kenara yazıyorum. Çünkü siyaset hafızayı sever. Ve halk, zamanı geldiğinde hafızasını kullanır.
Ekleme Tarihi: 19 Şubat 2026 -Perşembe
İhsan Yılmaz

Kürt Oyları, Türk Solu ve DEM Parti’nin Yol Ayrımı

Meclis’te Çözüm Komisyonu’nun nihai raporu oylanırken ortaya çıkan tablo, yalnızca bir oylama sonucu değil; siyasal hafızaya not düşülecek bir duruş meselesidir. EMEP, TİP milletvekilleri ve Türkan Elçi’nin “ret” oyu kullanması, Türkiye siyasetinde uzun süredir tartışılan bir çelişkiyi yeniden görünür kıldı.

Bu tablo bize bir gerçeği tekrar hatırlattı: Kürt meselesi söz konusu olduğunda Türkiye solu çoğu zaman teoride güçlü, pratikte zayıf kalmıştır.

Türk Solu ve Kürt Gerçeği

Türkiye’de sol siyaset, tarih boyunca “eşitlik”, “halkların kardeşliği”, “özgürlük” söylemleri üretmiştir. Ancak Kürt meselesi somut bir politik risk alanına dönüştüğünde, bu söylemin arkasında durma cesareti çoğu zaman gösterilememiştir.

Kürt seçmenin oylarıyla parlamentoya giren bazı yapılar, kritik eşiklerde Kürt halkının beklentileriyle örtüşmeyen tercihler yapmıştır. Bu yalnızca bugünün değil, geçmişin de bir tartışmasıdır.

Kürt seçmen, yıllardır stratejik oy kullanıyor. “Daha güçlü demokrasi” adına, “faşizme karşı blok” adına, “otoriterliğe karşı birlik” adına destek veriyor. Ancak bu destek çoğu zaman tek taraflı bir fedakârlığa dönüşüyor.

Soru açık: Kürt oylarıyla Meclis’e giren yapılar, Kürt halkının tarihsel talepleri söz konusu olduğunda aynı netlikte durabiliyor mu?

DEM Parti İçin Alarm Zilleri

Ancak mesele yalnızca EMEP ya da TİP değil. Asıl tartışılması gereken DEM Parti’nin kendi siyasal stratejisidir.

Bugün DEM Parti’nin oy oranı yüzde 13’lerden daha aşağıya gerilemişse, bunun nedenleri dış aktörlerden önce iç siyasette aranmalıdır.

Eğer mevcut kadrolar ve mevcut siyasal akıl, aynı yöntem ve aynı reflekslerle devam ederse;

Eğer seçmenle bağ zayıflar, yerel örgütler hantallaşır ve toplumsal karşılık küçülürse;

Eğer parti, kendi tabanının nabzını tutmak yerine konjonktürel ittifak hesaplarına sıkışırsa;

O zaman yüzde 7 barajı yalnızca teorik bir ihtimal değil, gerçek bir risk haline gelir.

Bu bir kehanet değil, siyasi matematiğin sonucudur.

Değişim Kaçınılmaz mı?

DEM Parti’nin önünde iki yol var:

Mevcut kadro ve siyaset tarzıyla devam edip erime riskini büyütmek.

Radikal bir yenilenmeye giderek, en az yüzde 80 oranında bir kadro ve siyasal dil değişimine cesaret etmek.

Siyasette değişim bir zayıflık değil, zorunluluktur. Toplum değişiyor, Kürt gençliği değişiyor, beklentiler değişiyor. 1990’ların diliyle 2026’nın siyasetini yapmak mümkün değildir.

Tarihsel Bir Soru

Türk solu gerçekten Kürtlerin yanında mı durdu, yoksa Kürtlerin yanında görünerek siyasal alan mı kazandı?

Bu sorunun cevabı bugünkü oylamada saklıdır.

Kürt seçmen artık daha bilinçli, daha sorgulayıcı ve daha hesap soran bir noktada. Kim gerçekten yanlarında duruyor, kim yalnızca seçim dönemlerinde hatırlıyor — bunu ayırt edebilecek siyasal olgunluğa sahip.

Bu notu bir kenara yazıyorum.

Çünkü siyaset hafızayı sever. Ve halk, zamanı geldiğinde hafızasını kullanır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve malabadigazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.