Bir kurum düşünün…
Esnafın zor gününde yanında olmak, ona kefil olmak ve krediye ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla kurulmuş.
Ancak bugün Silvan’da bazı esnaflar, bu kurumun kendilerine destek olmak yerine önlerine engel çıkardığını söylüyor.
Yıllardır kredi kullanan, borcunu düzenli ödeyen ve hakkında herhangi bir yasal takip bulunmadığını belirten esnafın kredi başvurusu reddediliyor. Gerekçe sorulduğunda ise “Sistemde takip görünüyor” denildiği ileri sürülüyor.
Peki, bu nasıl bir takip?
Hangi kurum tarafından başlatılmış?
Hangi dosyaya dayanıyor?
Esnafın borcu yoksa, ödemeleri düzenliyse ve hakkında herhangi bir takip dosyası bulunmuyorsa kredi talebi neden reddediliyor?
Üstelik başvuru sahibine açık, somut ve yazılı bir gerekçe de verilmiyor.
“Kararı genel müdürlük verdi” denilerek sorumluluk başka bir yere bırakılıyor. Genel müdürlüğe ulaşmak isteyen vatandaşın karşısına ise sessizlik çıkıyor.
Böyle bir yönetim anlayışı kabul edilemez.
Kooperatif birkaç kişinin özel mülkü değildir
Silvan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi, yöneticilerin veya çalışanların kişisel tasarruf alanı değildir.
Bu kurum bütün esnafındır.
Kooperatifin imkânları da kişilere, ailelere veya yakın çevrelere göre dağıtılamaz. Kimin kredi kullanacağına kişisel ilişkiler değil; mevzuat, mali yeterlilik ve ödeme geçmişi karar vermelidir.
Ancak kamuoyunda yıllardır bazı yönetici ve çalışanların kendi aile bireyleri ile yakın çevrelerine kredi kullandırdığı yönünde ciddi iddialar bulunuyor.
Bu iddialar doğru mudur?
Hangi yöneticinin veya çalışanın birinci ve ikinci derece yakınları kooperatif aracılığıyla kredi kullanmıştır?
Bu krediler hangi tarihlerde, ne kadar ve hangi şartlarla verilmiştir?
Dosyalarda eksik teminat, usule aykırı kefalet veya ayrıcalıklı işlem var mıdır?
Bunların tamamı belgeleriyle birlikte açıklanmalıdır.
Çünkü kamu yararına hizmet etmesi gereken bir kurumda, en küçük ayrıcalık şüphesi bile görmezden gelinemez.
2002 yılından bu yana bütün dosyalar incelenmeli
Ortada 2002 yılından bu yana usulsüz kredi kullandırıldığına ilişkin iddialar varsa yapılması gereken bellidir:
Kooperatifin bütün kredi dosyaları bağımsız ve yetkili denetçiler tarafından inceleme altına alınmalıdır.
Kredilerin kimlere kullandırıldığı, hangi teminatların kabul edildiği, kefalet şartlarının yerine getirilip getirilmediği ve geri ödemelerde ayrıcalık tanınıp tanınmadığı araştırılmalıdır.
Sadece son birkaç dosyanın incelenmesi yeterli olmayacaktır.
Yaklaşık 24 yıllık dönemde gerçekleştirilen bütün işlemler mercek altına alınmalıdır. Aynı ailelere veya belirli çevrelere yoğun şekilde kredi kullandırılıp kullandırılmadığı ortaya çıkarılmalıdır.
Eğer her şey mevzuata uygunsa kamuoyuna açıklanır ve kurum üzerindeki şüpheler ortadan kaldırılır.
Eğer usulsüzlük varsa sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki işlemler başlatılır.
Şeffaflıktan korkmayan bir yönetimin denetimden de korkmaması gerekir.
Emekli personel neden görevini sürdürüyor?
Vatandaşların yanıt beklediği bir başka konu ise emekli oldukları hâlde görev yapmayı sürdüren yönetici ve çalışanlarla ilgilidir.
Elbette emekli bir kişinin mevzuatın izin verdiği şartlarda çalışması tek başına suç veya usulsüzlük değildir.
Ancak burada sorulması gereken sorular vardır:
Bu kişiler hangi statüyle görev yapıyor?
Yeniden işe alınmaları veya görevlerini sürdürmeleri hangi yönetim kurulu kararına dayanıyor?
Ne kadar ücret alıyorlar?
Kurumda çalışabilecek başka insanlar bulunmasına rağmen neden yıllardır aynı isimler görevde kalıyor?
Kooperatif birkaç kişinin vazgeçilmez olduğu bir yer midir?
Yoksa bu görevlerde kalmayı cazip hâle getiren ve kamuoyundan saklanan birtakım çıkar ilişkileri mi bulunmaktadır?
Bu sorulara açık ve belgeli cevap verilmelidir.
İşten çıkarılan personelin tazminatları da araştırılmalı
İddialar yalnızca kredilerle sınırlı değildir.
Kooperatifte daha önce işten çıkarılan bazı personelin tazminat işlemlerinde de usulsüzlük yapıldığı öne sürülmektedir.
Kimler işten çıkarıldı?
Bu kişilere ne kadar tazminat ödendi?
Tazminatlar hangi hesaplamaya göre belirlendi?
Yönetim kurulu kararları usulüne uygun biçimde alındı mı?
Kurum veya kooperatif üyeleri zarara uğratıldı mı?
Bu soruların karşılığı söylentilerle değil, resmî kayıt ve belgelerle verilmelidir. Kredi dosyalarıyla birlikte personel işlemleri, maaşlar, huzur hakları ve tazminat ödemeleri de denetlenmelidir.
Esnaf lütuf değil, hakkını istiyor
Esnaf kimseden ayrıcalık veya lütuf istemiyor.
Yalnızca kredi başvurusunun hangi gerekçeyle reddedildiğini bilmek istiyor. Bu gerekçenin sözlü ifadelerle değil, yazılı ve belgeli biçimde kendisine bildirilmesini talep ediyor.
Bu, en temel hakkıdır.
Bir başvuruyu reddedebilirsiniz. Ancak ret kararını somut bir gerekçeye dayandırmak ve başvuru sahibine açıklamak zorundasınız.
“Genel müdürlük reddetti” demek yeterli değildir.
Hangi kayıt nedeniyle?
Hangi mevzuat maddesine dayanılarak?
Kimlerin değerlendirmesi sonucunda?
Esnaf, banka ile kooperatif arasında dolaştırılmamalıdır. Halkbank ile Silvan Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi sorumluluğu birbirine bırakmak yerine ortak ve yazılı bir açıklama yapmalıdır.
Bağımsız denetim kaçınılmazdır
Ortaya atılan iddialar son derece ciddidir.
Aile bireylerine ve yakın çevreye kredi kullandırıldığı, başvuruların keyfî biçimde reddedildiği, emekli personelin yıllardır görevini sürdürdüğü ve işten çıkarılan çalışanların tazminatlarında usulsüzlük yapıldığı ileri sürülmektedir.
Bunların doğru olup olmadığını ortaya çıkaracak olan dedikodu değil, bağımsız denetimdir.
İlgili kamu kurumları harekete geçmeli; 2002 yılından bugüne kadar kullanılan krediler, yönetim kurulu kararları, personel giderleri ve tazminat dosyaları incelenmelidir.
Kooperatif yönetimi de sessiz kalmak yerine çıkıp kamuoyunun karşısına geçmelidir.
Çünkü suskunluk soruları ortadan kaldırmaz.
Tam tersine, şüpheleri daha da büyütür.
Silvan esnafının sorduğu soru son derece açıktır:
Bu kooperatif gerçekten esnaf için mi var, yoksa yıllardır aynı çevrelerin çıkarlarını koruyan kapalı bir yapıya mı dönüştürüldü?
Şimdi söz kooperatif yönetiminde, Halkbank’ta ve denetim yetkisine sahip kurumlardadır.
Esnaf açıklama bekliyor.
Kamuoyu belge bekliyor.
Biz de bu soruların takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Yazıda yer verilen hususlar esnaf ve vatandaşlar tarafından dile getirilen, yetkili makamlarca doğrulanması gereken iddialardır. Adı geçen kurum ve kişilerin cevap ve düzeltme hakkı saklıdır.